2022’nin Beş Trendi

2022 yılı Pandeminin etkisini kısmen yitirmesi sebebiyle çalışan deneyimleri iyimser bir nitelik taşımaya başlıyor.

11:43:10 | 2021-04-01
Hatice Defne Karatay
Hatice Defne Karatay      karabayhatice@gmail.com

Buna göre çalışanlarına iyimserlik, umut, direnç ve öz saygı aşılayan liderlere olan ihtiyaç giderek artarken; pandeminin etkisiyle zindelik (wellbeing) konusu da şirketlerin gündemindeki yerini koruyor. Bir süredir kurumların öncelik verdikleri katılım ve çeşitlilik başlığında çok yönlü düşünme ihtiyacı artarken; şirketlerin, dijitalleşme ve işveren markası alanlarına yatırımları da artarak devam ediyor.

2022 Yılı İçin Çalışan Deneyimi Alanında Öngörülen Beş  Trend Şunlar:

Umut, İyimserlik, Direnç Ve Öz Saygı Aşılayan Liderler Zamanı 

Parmak sallayan yöneticilerin devrinin geçmesiyle, insanı anlayan ve onu güçlendiren liderlerin devri başladı. Pandeminin etkisiyle artan uzaktan ya da hibrit çalışma düzeni beraberinde, işlerin yolunda gitmeyebileceğini de anlayan ve çalışanının bu konudaki endişelerini silebilen yöneticilere yönelik ihtiyacı artırdı. Z kuşağının beklediği lider modelinde şeffaf iletişim kurma, güvenilirlik aşılama, kendi kaygılarını da dile getirme vasıfları dikkat çekiyor. Her çalışanın, içindeki kahramanı ortaya çıkarmak için onlara umut, iyimserlik, direnç ve öz saygı aşılayan liderlerin, hem bugünün hem geleceğin baş rolü olmaya aday olduğu belirtiliyor. 

Yapay Zeka İle Önyargılar Devre Dışı Kalıyor 

Farklı yaş, etnik köken, cinsel yönelim gibi çeşitli çalışan profillerinin yer aldığı şirketlerin, finansal açıdan daha iyi performans gösterdiği bugün bilinen gerçeklerden. Bu çeşitliliği sağlamak içinse işe alım süreçlerine ve bu nedenle de İnsan Kaynakları (İK) ekiplerine büyük görevler düşüyor. çeşitliliği önyargılardan uzak bir şekilde sağlayabilmek için yapay zeka teknolojisinin kullanımı daha çok artacak. Randstad’ın yayımladığı bir rapora göre şirketlerin %17’si bu teknolojiyi kullanmaya başlarken, %30’u da 2022 boyunca kullanacağını taahhüt ediyor. 

Çeşitliliğin en önemli anahtarlarından biri de, daha önce tarih boyunca hiç görülmemiş şekilde, çok yakında Z kuşağının dahil olmasıyla 4 farklı kuşağın iş hayatı sahnesinde yerini alacak ve bu kişilerin bir takım olarak çalışmaya başlayacak olması. Bu nedenle, İK ekiplerinin çeşitlilik ve katılım politikasını oluştururken çok yönlü düşünmesi artık bir gereklilik haline geldi. Katılım ve çeşitlilik politikası ile şirket stratejisini güçlendirmek 2022’nin önemli trendlerinden biri olacak. 

Zindelik Üst Yönetimlerin İş Listesinde 

İyi hissetme hali dediğimiz zindelik (wellbeing) her ne kadar pandemiden önce de şirketlerin gündeminde yer alsa da,  zirvesini Covid-19 ile birlikte yaşadı. Covid-19 ile birlikte üst yönetimler de zindelik konusuna her zamankinden fazla önem vermeye başladı. 4C1H raporuna göre zindeliğin üst yönetimin iş listesinde yer olanı oranı geçtiğimiz sene yüzde 61 iken bu sene yüzde 75’e yükselmiş durumda. 

Zindeliği uzun zamandır gündeminde tutan şirketlerin elde ettiği olumlu sonuçlar ise şu şekilde: Şirketlerin yüzde 37’si verimliliğin, yüzde 33’ü müşteri memnuniyetinin arttığını belirtirken; yüzde 30’u hastalığa bağlı iş kaybının, yüzde 21’i ise profesyonel tükenmişlik sendromunun azaldığını belirtti.

2022’de dijitalleşmenin zindelik konusunu da etkilemesi bekleniyor ve dijital platformlardan alınabilecek zindelik destek programlarıyla her şirketin bu trendi yakalayabileceği belirtiliyor. 

Dijital İK Etkisini Artırarak Sürdürüyor

Dijital İK, doğru noktalarda, doğru kişilere en kısa sürede ulaşarak en yüksek verimi sağlayacak bir alt yapı kurulması olarak tanımlanıyor. Buna göre şirketler için verimliliğin önemi her geçen gün artarken dijital İK uygulamalarına yönelim de etkisini sürdürecek.  4C1H raporuna göre verimliliği olumlu yönde etkileyecek tüm bu başlıkların en iyi şekilde işlemesi için süreçlerin dijitalleşmesi, zamandan tasarruf edilmesi, herkesin en hızlı ve en iyi şekilde hizmet alacağı platformların kurulması şart.

Çalışanlar İşlerini Sorguluyor, İşveren Markası Olmak Daha Kritik Hale Geliyor

Araştırmalara göre işveren markası güçlü olan şirketler yüzde 50 daha kalifiye adayı etkiliyor, işveren markası işe alım masraflarını yüzde 50’ye kadar düşürebiliyor. Bununla birlikte mesajını doğru ileten iyi bir işveren markası hikayesi, çalışanların aidiyet duygusunun artmasına katkıda bulunuyor. Performansı yüzde 56’ya kadar yükseltirken, turnover oranlarını yüzde 50’ye, işe devamsızlık oranını yüzde 75’e kadar düşürüyor. 

Yazıda Yer alan veriler aşağıdaki kurumların çalışmalarından derlenmiştir.

·         World Media Group Araştırma Geliştirme Ekibi

·         4C1H raporu

 

·         Randstad Raporu

Buna göre çalışanlarına iyimserlik, umut, direnç ve öz saygı aşılayan liderlere olan ihtiyaç giderek artarken; pandeminin etkisiyle zindelik (wellbeing) konusu da şirketlerin gündemindeki yerini koruyor. Bir süredir kurumların öncelik verdikleri katılım ve çeşitlilik başlığında çok yönlü düşünme ihtiyacı artarken; şirketlerin, dijitalleşme ve işveren markası alanlarına yatırımları da artarak devam ediyor.

2022 Yılı İçin Çalışan Deneyimi Alanında Öngörülen Beş  Trend Şunlar:

Umut, İyimserlik, Direnç Ve Öz Saygı Aşılayan Liderler Zamanı 

Parmak sallayan yöneticilerin devrinin geçmesiyle, insanı anlayan ve onu güçlendiren liderlerin devri başladı. Pandeminin etkisiyle artan uzaktan ya da hibrit çalışma düzeni beraberinde, işlerin yolunda gitmeyebileceğini de anlayan ve çalışanının bu konudaki endişelerini silebilen yöneticilere yönelik ihtiyacı artırdı. Z kuşağının beklediği lider modelinde şeffaf iletişim kurma, güvenilirlik aşılama, kendi kaygılarını da dile getirme vasıfları dikkat çekiyor. Her çalışanın, içindeki kahramanı ortaya çıkarmak için onlara umut, iyimserlik, direnç ve öz saygı aşılayan liderlerin, hem bugünün hem geleceğin baş rolü olmaya aday olduğu belirtiliyor. 

Yapay Zeka İle Önyargılar Devre Dışı Kalıyor 

Farklı yaş, etnik köken, cinsel yönelim gibi çeşitli çalışan profillerinin yer aldığı şirketlerin, finansal açıdan daha iyi performans gösterdiği bugün bilinen gerçeklerden. Bu çeşitliliği sağlamak içinse işe alım süreçlerine ve bu nedenle de İnsan Kaynakları (İK) ekiplerine büyük görevler düşüyor. çeşitliliği önyargılardan uzak bir şekilde sağlayabilmek için yapay zeka teknolojisinin kullanımı daha çok artacak. Randstad’ın yayımladığı bir rapora göre şirketlerin %17’si bu teknolojiyi kullanmaya başlarken, %30’u da 2022 boyunca kullanacağını taahhüt ediyor. 

Çeşitliliğin en önemli anahtarlarından biri de, daha önce tarih boyunca hiç görülmemiş şekilde, çok yakında Z kuşağının dahil olmasıyla 4 farklı kuşağın iş hayatı sahnesinde yerini alacak ve bu kişilerin bir takım olarak çalışmaya başlayacak olması. Bu nedenle, İK ekiplerinin çeşitlilik ve katılım politikasını oluştururken çok yönlü düşünmesi artık bir gereklilik haline geldi. Katılım ve çeşitlilik politikası ile şirket stratejisini güçlendirmek 2022’nin önemli trendlerinden biri olacak. 

Zindelik Üst Yönetimlerin İş Listesinde 

İyi hissetme hali dediğimiz zindelik (wellbeing) her ne kadar pandemiden önce de şirketlerin gündeminde yer alsa da,  zirvesini Covid-19 ile birlikte yaşadı. Covid-19 ile birlikte üst yönetimler de zindelik konusuna her zamankinden fazla önem vermeye başladı. 4C1H raporuna göre zindeliğin üst yönetimin iş listesinde yer olanı oranı geçtiğimiz sene yüzde 61 iken bu sene yüzde 75’e yükselmiş durumda. 

Zindeliği uzun zamandır gündeminde tutan şirketlerin elde ettiği olumlu sonuçlar ise şu şekilde: Şirketlerin yüzde 37’si verimliliğin, yüzde 33’ü müşteri memnuniyetinin arttığını belirtirken; yüzde 30’u hastalığa bağlı iş kaybının, yüzde 21’i ise profesyonel tükenmişlik sendromunun azaldığını belirtti.

2022’de dijitalleşmenin zindelik konusunu da etkilemesi bekleniyor ve dijital platformlardan alınabilecek zindelik destek programlarıyla her şirketin bu trendi yakalayabileceği belirtiliyor. 

Dijital İK Etkisini Artırarak Sürdürüyor

Dijital İK, doğru noktalarda, doğru kişilere en kısa sürede ulaşarak en yüksek verimi sağlayacak bir alt yapı kurulması olarak tanımlanıyor. Buna göre şirketler için verimliliğin önemi her geçen gün artarken dijital İK uygulamalarına yönelim de etkisini sürdürecek.  4C1H raporuna göre verimliliği olumlu yönde etkileyecek tüm bu başlıkların en iyi şekilde işlemesi için süreçlerin dijitalleşmesi, zamandan tasarruf edilmesi, herkesin en hızlı ve en iyi şekilde hizmet alacağı platformların kurulması şart.

Çalışanlar İşlerini Sorguluyor, İşveren Markası Olmak Daha Kritik Hale Geliyor

Araştırmalara göre işveren markası güçlü olan şirketler yüzde 50 daha kalifiye adayı etkiliyor, işveren markası işe alım masraflarını yüzde 50’ye kadar düşürebiliyor. Bununla birlikte mesajını doğru ileten iyi bir işveren markası hikayesi, çalışanların aidiyet duygusunun artmasına katkıda bulunuyor. Performansı yüzde 56’ya kadar yükseltirken, turnover oranlarını yüzde 50’ye, işe devamsızlık oranını yüzde 75’e kadar düşürüyor. 

Yazıda Yer alan veriler aşağıdaki kurumların çalışmalarından derlenmiştir.

·         World Media Group Araştırma Geliştirme Ekibi

·         4C1H raporu

·         Randstad Raporu

 




ETİKET :   hatice-defne-karatay-2022-bes-trend

Tümü