Muhalefet Ortak Cumhurbaşkanı Çıkarmalı

Azmi Karamahmutoğlu, Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

17:21:50 | 2026-04-06

 

 

 

Azmi Karamahmutoğlu: “Bu hafta 10 Nisan'da Cuma günü Polis Haftası kutlanacak. Bununla başlamak istiyorum. Polis Haftası, emniyet mensuplarının mesleki sorunlarının ele alındığı ve çözümler geliştirildiği bir hafta olarak değerlendirilmelidir. Yani kuru kutlama mesajlarıyla geçiştirilmemelidir. Bu sorunlar ele alınıp çözüme kavuşturulmalıdır. Gerekli yasa tekliflerinin yapılması, polislerin sorunlarını çözen yasaların çıkabilmesi ancak sadece AKP hükümetinin istemesiyle ve desteğiyle mümkün olabilecektir. O yüzden burada en büyük sorumluluk hükümet partisi olan Adalet ve Kalkınma Partisi'ne düşmektedir.

Sözünü ettiğim, değindiğim sorunlar arasında öncelikli olan üç tanesini sizinle ve kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Bunlardan biri, hiç şüphesiz aşırı mesai saatleridir. İnsan haklarına aykırı uzun mesai süreleri içerisinde çalışmak zorunda kalan ve erkenden yıpranan güvenlik mensuplarının birincisi de aslındaki sorumluluğu olduktan sonra ikinci olarak yetersiz maaşlar. Bu aşırı iş gücünün karşılığı olarak verilen maaşın yetersizliği. Diğer yanıyla da üçüncü sorun olarak da görevini yaparken karşılaştıkları uygulamalar, şikayetler neticesinde maruz kaldıkları soruşturmalar, kovuşturmalar, açılan mahkemelere ilişkin polislerimizin hukuki ve yasal güvenceye kavuşturulması. Bunları sıralandıktan sonra sadece görevdeki faal polis emniyet mensuplarımız değil, bir de bunun kadar önemli olan polislerimizin, emniyet çalışanlarımızın sorunları ele alınırken bu kurumdan emekli olmuş olan, emekli polislerimizin de bu düzenlemelerden yararlandırılması mutlaka gerekiyor ve böyle yapılması da şüphesiz gayet adil olacaktır.

Yüce Türk milleti,

Beşinci haftasına girdiğimiz tüm dünyayı ilgilendiren fakat bölgemizde gerçekleşen körfez savaşıyla, İran, ABD-İsrail savaşıyla devam etmek istiyorum. ABD-İsrail askeri zorbalığının ilk günlerinde hatırlanacağı gibi saldırgan taraf rejim değişikliğiydi diye yola çıkmıştı. Rejim değişikliği diye açıklanan amaçları savaşın üzerinden beş hafta geçtikten sonra İran'ı taş devrine döndürme hedefiyle yer değiştirmiş vaziyette ne yazık ki. ABD ve İsrail tarafından İran'a yapılan ve artık neredeyse her bir saldırısı savaş suçu olan bu askeri haydutluk, başlangıçta güya amaçları İran halkını özgürleştirmek iken şimdi İran'ın tamamını onlara cehennemi yaşatmakla tehdit eden bir hale büründü ve bu tehdit bütün dünyanın gözleri önünde gerçekleşiyor. Özgürleştirmek istedikleri halka şimdi topyekun cehennemi yaşatmak istiyorlar ABD-İsrail saldırganlığı. İran'a karşı yapılan uluslararası hukuka ve savaş hukukuna aykırı bu askeri zorbalığa karşı çıkıyoruz Zafer Partisi olarak. Beraberinde bu ülkenin, İran'ın rejiminden bağımsız olarak komşumuz masum İran halkının yanında olduğumuzu tekraren kayıtlara geçirmek istiyoruz. Milyonlarca Türk'ün de vatanı olan komşumuz İran'ın ihtiyaç duyduğu tıbbi cihaz ve ilaç ile birlikte eksikliğini çektiği gıda yardımının ülkemiz tarafından sağlanmasını da bir kez daha tekrar ediyoruz hemen her haftalık basın toplantımızda yaptığımız gibi. Çağrısında bulunduğumuz bu kampanyaya hükümetin ön ayak olmasını istiyoruz ki en güçlü haliyle ancak bu şekilde gerçekleşebilir.

Değerli basın mensupları,

Ayrıca ABD ve İsrail ikilisi tarafından ülkemize dönük gelebilecek hiçbir yönlendirme, hükümetimize dönük gelebilecek hiçbir yönlendirme, dayatma ve zorlamaya rıza göstermeksizin Türkiye'mizin etkin tarafsız konumunu sürdürmesi gerektiği görüşündeyiz. Enerji, akaryakıt ve temel gıda fiyatlarına yapılan zamlarla başladığımız haftayla ilişkin bir değerlendirmeyle sürdürmek istiyorum. Yaklaşık yüzde 25'lik bir oranı elektrik zammı için ve yüzde 35'lere varan bir zamlıda doğalgaz için ele aldığımızda 1.9'luk aylık mart ayı enflasyonunun gerçekte yüzde 4 olarak gerçekleştiğini ve TÜİK’çe 33-35 arasında ilan edilen enflasyon oranının da gerçekte yüzde 50 olarak ele alınması gerektiğini vurguladıktan sonra aslında bahar ayıyla birlikte hemen her bahar ve yazla beraber yaş meyve ve sebzede fiyatların ucuzlaması, diğer yanıyla turizmin başlamasıyla birlikte ülkeye sıcak paranın girişiyle beraber ve bir de ısınma giderlerinin azalmasıyla birlikte ekonomide, hane ekonomilerinde bir rahatlamanın yaşanması beklenirdi. Nevruz’u geçen hafta bu umutlarla kutladık.

Doğa yenilendi fakat doğayla birlikte ümitlerimiz değil, ne yazık ki fiyatlar, gıda fiyatları, enflasyon yenilendi, yukarıya doğru yenilendi. Enerji, akaryakıt ve temel gıda ürünlerine gelen zamlar vatandaşın harcamalarını artırdı. Yeni zamların önümüzdeki günlerde de ne yazık ki devam etmesi bekleniyor. Vatandaşlar bahar aylarına enerji ve temel tüketim kalemlerine gelen zamlarla girmiş oldu. Elektrik ve doğalgaz tarifelerine yapılan bu yüzde 25’lik artışla birlikte en düşük kullanımda bile hanelerin elektrik faturası aile bütçesine ilave yükler getirdi. Ekmekten sigaraya, akaryakıttan elektriğe kadar yüksek oranlarla gelen zam fırtınası bahar aylarında beklenen az önce değindiğim fiyat düşüşlerini tersine çevirdi. Tüm bunlara ek olarak, bu gıda enflasyonundaki yükseliş, gıda fiyatlarındaki artışa ek olarak bunun doğurmuş olduğu bir diğer olumsuz sonuç, bir diğer sorun olarak gıda sektöründeki yaşanan ve sonu gelmeyen tahşiş sorunudur. Bunu da Zafer Partisi olarak dönem dönem işler ele alırız. Tekrar vurgulamak istiyorum. Özellikle yaş meyve sebze ihracatında yükselişin beklenildiği bu dönemde tahşiş ve pestisit sorununu tekrar ele alıp vurgulamak istiyoruz.

Çünkü tahşiş sorunu en kenar mahalledeki bir lokantadan tutun, en lüks restorandaki tüketime kadar, en ucuz marketten en lüks markete kadar ve ihraç ürünlerine kadar ne yazık ki tahşiş sorunu ülkemizin gıda sektöründe markalaşmasının önündeki en büyük engeldir. İhraç ürünlerindeki pestisit sorunu ise daha tarlada üretim aşamasında başlıyor. Tarlada üretim aşamasında önlenebilecekken bu yapılmadığı için geri dönen ürünler büyük bir ekonomik kayba yol açıyor. Bu ekonomik kayıptan başka pestisit içeren geri dönüş olan bu gıda ürünleri, bu tarımsal ürünler özellikle, imha edilmek yerine iç piyasaya, pazara sürülüyor iddiaları her zaman yapılagelmiştir. Bu iddiaların ikna edici bir şekilde ortadan kaldırılması, çürütülmesi Tarım Bakanlığı'nın ve AKP hükümetinin elindedir. Bu sebeple sürekli bilgilendirme, ikna edici bilgilendirme bekliyoruz.

Ardından özellikle hem gıdada hem enerji harcamalarında yapılan bu zamların başlamakta olan turizm sektörünü de ağır biçimde vuracağını ne yazık ki görebiliyoruz. Turizm sektörü enerji maliyetlerindeki bu artışı, erken rezervasyonla birlikte fiyatlandırılan konaklama, yeme-içme bedelinin artan gıda fiyatlarıyla birlikte çelişkili hale geleceği ve savaş sebebiyle zaten yaşanmakta olan rezervasyon iptalleriyle birlikte ele aldığımız zaman ne yazık ki 2026 yılının turizm sektörü için de beklendiği gibi geçmeyeceğini ve hiç parlak olmayacağını şimdiden öngörebiliyoruz. Bu sebeple hükümet bu gerçekle yüzleştikten sonra adımlar atmak yerine, şimdiden bazı tedbirleri pekala alabilir.

Değerli Türk kamuoyu,

Özellikle son bir haftadır Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın yapmış olduğu Türk siyasetini derleyen, toparlayan, bütünlük arz etmesini sağlayacak olan teklifler ile birlikte son bir haftayı tartışarak, konuşarak geçirdik. Bugün de yine gazetelerde Sayın Genel Başkanın buna ilişkin röportajı var. Bir siyasal dayanışma ittifak çağrısıyla ilgili olarak Zafer Partisi'nin ortaya koymuş olduğu yeni bir politik fırsat penceresi konuşuluyor. Buna biraz açıklık getirmek istiyoruz.

Genel Başkan'ın ifade ettiği, açtığı pencereden hareketle Zafer Partisi, Türkiye'yi belirlenmiş bir sistem içerisinde parlamenter demokratik düzene, hukuk devletine geri getirecek bir iktidar değişimi olması gerektiğini söylüyor ve bunu hedefliyor. Milli, üniter, laik devleti savunacak bir ittifak sözünü ettiğimiz. Parlamenter demokrasiye geri dönecek, Atatürk çizgisinde geniş bir buluşma sağlayacak, Cumhuriyet'in kuruluş felsefesini geleceğe taşıma iddiasında olan siyasi partilerin tamamı gelecek seçimde aynı, ortak bir Cumhurbaşkanı adayı etrafında ittifak yapabilmeli. Yürümeye çalıştığımız yol bu taşlarla döşeli. Elbette ki sadece bunlarla sınırlı değil, fakat bunlarla döşeli. Başlangıç olarak döşediklerimiz bunlar.

Diğer yanıyla beraber yürümeyi amaçladığımız siyasi partilerden beklentilerimiz ve onlara bazı telkinlerimiz, önerilerimiz de olacaktır. Bu bir gereklilik, bu bir zorunluluk. Yani çeyrek asra varan AKP iktidarının 1,5 yıl sonra yapılacak olan seçimlerde sonlandırılabilmesi için böylesi bir siyasal dayanışma zorunludur, kaçınılmazdır. Kendi belediye başkanları Silivri'de yargılanan Cumhuriyet Halk Partisi'nin o belediye başkanlarını yargılayan iktidar bloğuyla hareket eden DEM Parti ile aynı masaya oturması demokrasiyle değil, daha farklı olumsuz kavramlarla izah edilebilir. Demokrasiyle izah edilmez.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin AKP, Devlet Bahçeli ittifakının yanında yer alan DEM Parti'deki ısrarı, çeyrek asır sonra AKP iktidarını değiştirebilme ümidini aşındırıyor, zayıflatıyor. Cumhuriyet Halk Partisi bu partiye oy veren milli, üniter, laik devletten yana olan cumhuriyetçi, Atatürkçü seçmenlerin beklentilerini karşılamalıdır. Bu profildeki seçmenler üzerinde yarattığı hayal kırıklığına artık bir son vermelidir. AKP-Devlet Bahçeli iktidarından Türkiye'mizi kurtarmanın yolu ortak kaygılara sahip olan partilerin politik dayanışmasından geçer.

Çok kıymetli Türk medyası, büyük Türk milleti,

Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetinin 8 yıldır ekonomik buhrandan çıkartamadığı ülkemizi, AKP hükümetinin 24 yıldır Türk milletini alt kimliklere bölerek kamplaştırdığı, ayrıştırdığı Türkiye'mizi yeniden adaletin, hukukun, gelir dağılımında adaletin ve refahın arttırılıp paylaşılmasının, birliğin ve beraberliğin sağlanıp ülkemiz için ümidin yeniden yeşertilebilmesi için yaptığımız siyasal dayanışma teklifi AKP iktidarının aleyhine fakat Türkiye'nin lehine, yararınadır. Zafer Partisi olarak Türkiye'miz için iyi, güzel, başarılı işler yapmaya devam edeceğiz.”

 

 

 

World Media Group (WMG) Haber Servisi




ETİKET :   zp-azmi-aciklama

Tümü
G-E326TP51F5