
Dijital dünyada uzun yıllardır temel başarı göstergelerinden biri olan Google sıralamaları, yapay zekâ destekli arama deneyimleriyle birlikte tek başına yeterli bir gösterge olmaktan çıkıyor. Artık kullanıcıların satın alma, araştırma ve karşılaştırma süreçlerinde markaların yalnızca arama sonuçlarında değil, yapay zekâ tarafından oluşturulan yanıtların içerisinde de yer alması önem taşıyor.
AI görünürlük ve büyüme platformu Bilarna'nın paylaştığı pazar analizine göre 2024–2025 döneminde yapay zekâ aramalarından gelen trafikte yüzde 20’lik büyüme yaşanırken, ortalama bir LLM ziyaretçisinin geleneksel organik arama ziyaretçisine kıyasla 4,4 kat daha yüksek satın alma değeri taşıdığı belirtiliyor. Aynı analiz, 2028’e kadar yapay zekâ tabanlı arama hacminin standart Google aramalarını geride bırakabileceğine işaret ediyor.
“Arama davranışı değişirken markaların görünürlük tanımı da değişmek zorunda”
Bilarna Kurucu Ortağı ve CTO’su Umut Ayyıldızlı, yapay zekâ aramalarının geleneksel SEO’nun yerine geçen ayrı bir kanal olarak değil, markaların dijital varlıklarını yeniden ele almasını gerektiren daha kapsamlı bir dönüşüm olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi: “Bugüne kadar bir markanın dijital görünürlüğünü büyük ölçüde Google’daki sıralaması üzerinden değerlendirdik. Ancak kullanıcı artık yalnızca ‘hangi site ilk sırada?’ diye bakmıyor; doğrudan yapay zekâya soruyor ve aldığı yanıt üzerinden karar verebiliyor. Bu durumda markanın arama sonuçlarında kaçıncı sırada olduğundan önce, yapay zekânın yanıtında yer alıp almadığı ve nasıl temsil edildiği önem kazanıyor.”
Ayyıldızlı’ya göre bu dönüşüm, Türkiye’de özellikle e-ticaret ve dijital müşteri edinimine dayalı şirketler açısından yeni bir ihtiyaç doğuruyor. Çünkü yapay zekâ sistemleri bir markayı değerlendirirken yalnızca anahtar kelimelere değil; sitenin teknik yapısına, içerik kalitesine, farklı kaynaklardaki marka bilgilerine ve internet üzerindeki güvenilirliğine ilişkin çok daha geniş bir veri setine bakıyor.
“Türkiye’de şirketlerin önemli bir bölümü hâlâ SEO’yu ağırlıklı olarak Google sıralaması ve trafik üzerinden değerlendiriyor. Oysa yapay zekâ motorları bir markayı önermek için farklı kaynaklardan bilgi topluyor, bu bilgileri yorumluyor ve bir cevap oluşturuyor. Dolayısıyla şirketlerin artık ‘Google’da bulunuyor muyuz?’ sorusunun yanında ‘Yapay zekâ bizi hangi sorularda, hangi kaynaklara dayanarak ve nasıl anlatıyor?’ sorusunu da sorması gerekiyor.”
Bu yeni ortamın beraberinde marka güvenliği açısından da yeni bir başlık getirdiğine dikkat çeken Ayyıldızlı, yapay zekâ tarafından oluşturulan cevaplarda markalara ilişkin hatalı bilgilerin, yanlış fiyat veya ürün bilgilerinin ve markanın konumlandırmasından uzak ifadelerin de takip edilmesi gerektiğini belirtiyor. Bilarna'nın kapsam dokümanında da ChatGPT, Claude, Gemini, Perplexity ve Grok gibi platformlarda görünürlük takibi; yapay zekâ kaynak analizi ve marka güvenliği, doğru temsil ve duygu durumu kontrolleri yeni yaklaşımın parçaları olarak tanımlanıyor.

SEO ile Yapay Zekâ Görünürlüğünü Aynı Stratejide Buluşturuyor
Bu dönüşümün ortaya çıkardığı ihtiyaçtan hareketle kurulan Bilarna, markaların geleneksel arama motorlarındaki görünürlüğü ile yapay zekâ motorlarındaki görünürlüğünü birlikte ele alan bir AI görünürlük ve büyüme platformu olarak konumlanıyor. Girişimin temel yaklaşımı, yalnızca yapay zekâ platformlarında markanın ne kadar bahsedildiğini ölçmek yerine, bu görünürlüğün neden oluştuğunu analiz etmek ve elde edilen veriyi aksiyona dönüştürmek üzerine kuruluyor.
Platformun çalışma modeli; denetim, takip, analiz ve uygulama olmak üzere dört aşamalı bir döngüden oluşuyor. Teknik tarafta sitelerin taranabilirliği, yapısal verileri ve içerik yapısı incelenirken; yapay zekâ tarafında farklı LLM'lerde marka görünürlüğü, rakiplerin hangi sorularda öne çıktığı ve hangi kaynakların referans gösterildiği takip ediliyor. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda içerik boşluklarının belirlenmesi, mevcut içeriklerin yeniden yapılandırılması ve yeni içeriklerin oluşturulması hedefleniyor.
Bilarna'nın yaklaşımında dikkat çeken noktalardan biri de yapay zekâ görünürlüğünün yalnızca bir raporlama metriği olarak ele alınmaması. Girişimin metodolojisinde SEO, AI arama optimizasyonu, marka algısı ve teknik altyapı dört ayrı katman olarak ele alınırken, bu katmanların tek bir stratejik döngü içerisinde yönetilmesi amaçlanıyor.
Bilarna Kurucu Ortağı Umut Ayyıldızlı, girişimin çıkış noktasını şöyle özetliyor:
“Bizim için mesele yeni bir ‘SEO hizmeti’ yaratmak değil. İnternette bilgiye ulaşma biçiminin değiştiği bir dönemde markaların bu yeni ekosistemde nasıl temsil edildiğini anlayabilmesini sağlamak. Bir şirketin sitesinin teknik olarak iyi olması veya Google’da iyi sıralanması önemli; ancak artık bunun yanında yapay zekânın o şirket hakkında ne bildiğini, hangi kaynakları güvenilir bulduğunu ve kullanıcıya hangi markayı önerdiğini de takip etmek gerekiyor. Bilarna’yı bu ihtiyaca cevap vermek üzere geliştirdik.”
Kurucu ortaklar Erhan Kocabaş ve Umut Ayyıldızlı tarafından geliştirilen Bilarna'nın uzmanlık alanları arasında SEO, e-ticaret, yapay zekâ, LLM optimizasyonu ve yapay zekâ görünürlüğü bulunuyor.
Yeni dönemde rekabet yalnızca “arama sonucunda kim üstte?” sorusuyla değil, “kullanıcı sorduğunda yapay zekâ kimi öneriyor?” sorusuyl
World Media Group (WMG) Haber Servisi
Teknoloji
Teknoloji
Teknoloji