CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun özgürlüğü için başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" miting serisinin 51'incisini, Sinop İskele Meydanı'nda gerçekleştirdi.
Özel, burada yaptığı konuşmada, 31 Mart yerel seçimlerinde partisinin 47 yıl sonra Türkiye'nin birinci partisi olduğunu anımsattı. Özel, mitinge gelişi sırasında kendisine eşlik eden balıkçıların sorunlarına sahip çıkan Sinop Milletvekili Barış Karadeniz'in Türkiye'deki tüm balıkçıların gönlünde taht kurduğunu belirterek, Karadeniz ile birlikte İstanbul Milletvekili Engin Altay ve Sinop İl Başkanı Aykut Cem Yalçınkaya'ya teşekkür etti.
CHP Genel Başkanı Özel, "Partimiz birinci partiyse Aykut gibi il başkanları sayesindedir, bu örgüt sayesindedir. 81 il başkanımızla 973 ilçede ilçe başkanlarımızla 2 milyon üyemizle, oy veren gönlü CHP'de olan herkesle birlikte kol kolayız, omuz omuzayız. Hep birlikte 100 yıl sonra bir kez daha kurtuluşa yürüyoruz, demokrasiye yürüyoruz, iktidara yürüyoruz" ifadesini kullandı.
Sinop Belediye Başkanı Metin Gürbüz'ün 17 aydır belediye başkanlığı görevini yürüttüğünü anımsatan Özel, "45 kilometre asfalt, kolay değil, bu imkansızlıklar içerisinde. 5,5 kilometre atık su hattı. Sosyal tesisi 18 yıl sonra geri alıp, yenileyip, kendisi işletip sizlere kazandırdı. Beni birkaç ay sonra kent lokantası açmaya, halk ekmek, halk market açmaya davet ediyor. Hepinizi başkanınızla gurur duymaya davet ediyorum" diye konuştu.
"O birine inat o santralı yaptırmayacağız"
Özgür Özel, şunları kaydetti:
"Türkiye'nin en mutlu şehri diye bildiğimiz bu şehrin dünya kadar sorunu var. Kaçıp giden Japonlara rağmen halen daha nükleer santral gibi bir derdimiz var. Nükleer santralı Sinop'ta isteyen bir kişi yok. Türkiye'de de Sinop'a nükleer santral isteyen bir kişi var. O birine inat, o santralı yapmayacağız, yaptırmayacağız. Sinop'ta hastane var ama ekipman yok. Sinop'un çocukları hep Samsun Atakum doğumlu. Hastalar, Atakum yolunda, bazen ambulansta hayatını kaybediyor, dünya kadar hasta Samsun yollarında perişan oluyorlar. Sinop gibi bir kente bunu reva görenler, aldıkları oyu da hak etmiyorlar. Kendilerine oy veren Sinoplulara da büyük haksızlık yapıyorlar.
2017 yılında sosyal ekonomik gelişmişlik endeksinde 52'nci sırada olan Sinop, 8 yıl sonra TÜİK'in verilerine göre Türkiye'de 81'inci sıraya, son sıraya gerilemiş. Bu şehir göç vermiş, bu şehir güç kaybetmiş, bu şehir rakamlara göre neredeyse sadece emeklilerden oluşan bir şehre, gençlerini kaybeden bir şehre dönüşmüş. Maalesef bu iktidar emeğe de emekçiye de, çiftçiye de balıkçıya da gencine de yaşlısına da umut vermeyen, her geçen gün bir önceki günü aratacak şekilde ülkeyi yöneten bir iktidar.
"Dünyanın en pahalı internetini de etini de Tayyip Erdoğan satıyor"
Türkiye'de gündemde olan şey, dünyanın en pahalı ve yavaş internetini kullanmamız. Geçtiğimiz günlerde internet hızıyla ilgili bakanın paylaşımının altında Sinoplu genç bir kardeşim şöyle yazmış: 'Kapıyı annem çekince benim internet odadan çekmiyor.' Dünya kadar köyde internet yok, cep telefonu ağında sorunlar var. İl merkezinde internet iletişimi en kötü noktada. Dünyanın en pahalı internetini de en pahalı etini de bu ülkede bize Recep Tayyip Erdoğan satıyor. O yüzden elektrik dağıtımı özelleştirilirken karşı çıktık. Şimdi en büyük sorunlar bu özel dağıtım şirketlerinden kaynaklanıyor. Sinop'un köylerinde halen daha su sorununun çözülmediği yerler var. Sinop bir turizm kenti. İnsanıyla, misafirperverliğiyle önü turizm anlamında en açık olması gereken kentken maalesef bu potansiyelden yararlanılamıyor.
"İktidara geldiğimizde Denizcilik Bakanlığı kuracağız"
Bugün akşam saatler 24'ü gösterdiğinde bir kez daha Karadeniz'e açılacağız. 'Vira bismillah' diyerek balıkçılık sezonunu açacağız. Barış Karadeniz kardeşim Hopa'dan İskenderun'a balıkçı köylerini, balıkçı barınaklarını teker teker ziyaret ederek gezdi. Maalesef en büyük sorunun yaşandığı alanlardan birisi balıkçılık. Hele hele bu mazot fiyatlarıyla... Millet sanıyor ki mazotu biz 55 TL'ye alıyoruz, tekneler 20 liraya alıyor. Tekneler 40, 41 TL'ye mazot alıyor. Ağ fiyatları sezon açılırken el yakıyor. Kurulan HES'ler dereleri kuruttu. Derelerdeki balıkçılık işi bitti. Ada mevkiinde sürekli füze denemeleri yapıyorlar, balıkları korkutuyorlar, yataklar bozuluyor, balıklar oralarda yuva yapmıyor. Geçen yıldan bu yana 183 Sinoplu balıkçı ortadan kaybolmuş, artık denize açılamıyor, ekmeğini çıkaramıyor. Barınaklar yetersiz, sorunlar çok. Fiyat politikası olmadığı için tüketiciye pahalı ama balıkçıyı da kurtarmayacak fiyatlar var. Arada balıkçıdan tezgaha gidene kadar fiyatlar inanılmaz katlanıyor. Navlun fiyatları yüksek, ihracatta zorlanıyor. Fabrika atıkları yüzünden denizler kirleniyor. Reis ve tayfaların maalesef sosyal güvenceleri, emeklilikleri yok, günü kurtarmak için çalışıyorlar. Bunun için biz kapsamlı raporlar hazırladık. İktidara geldiğimizde açıklanan ilk Bakanlar Kurulu'nda Denizcilik Bakanlığı olacak, bu sorunların tamamı o bakanlık tarafından çözülecek.
Bu beşli çetelerin, kırk haramilerin, yamyamların dadandığı illerden bir tanesi de Sinop. Cengiz'in bir bakır madeni açmak istediği Boyabat'ta 51 bin ağacın, 30 bin dekar çeltiğin madene kurban edileceğini duyduk. Sizler, mücadelede, direnmede, toprağınızı korumada bugüne kadar önemli başarılar elde ettiniz. Boyabat'taki Cengiz'in bakır madenine karşı mücadele edeceksiniz, biz sizin yanınızda olacağız, sonuna kadar size destek olacağız.
"Dünyanın en yüksek ikinci faizi bizde"
Türkiye, temelde, demokraside, adalette, ekonomide çok büyük sorunlar yaşıyor. Öyle ki 38 OECD ülkesi arasında gıda enflasyonunda da birinciyiz, genel enflasyonda da birinciyiz. Dünyada, Afrika ülkeleri dahil, Güney Amerika dahil dünyadaki bütün gıda enflasyonunun ortalaması Türkiye'nin dörtte biri kadar. Avrupa'da enflasyon ortalaması yüzde 2, bizde yüzde 33. 27 Avrupa ülkesinde toplam 13 milyon işsiz var, bizde tek başımıza 13,5 milyon işsiz var. Dünyanın en yüksek ikinci faizi bizde. Zimbabve dışında dünyadaki bütün ülkeler, savaşan ülkeler, işgal altındaki ülkeler, kıtlık çeken ülkeler var ama dünyada en yüksek ikinci faiz Türkiye'de. Tarım ülkesiyiz diye övünürken dünyanın en pahalı etini Türkiye tüketiyor. Dünyada kırmızı etin kilosunun ortalaması 275 TL. Türkiye'de 800 TL."
World Media Group (WMG) Haber Servisi