Avrupa Yeşil Mutabakatı Döngüsel Ekonomi Eylem Planı

Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Döngüsel Ekonomi Neden Önemli? En büyük ticaret ve yatırım ortağımız olan Avrupa Birliği (AB) 2050 yılına ilişkin karbonsuz ekonomi yol haritasını Avrupa Yeşil Mutabakatı (AYM) kapsamında oluşturmaktadır. AB’nin yeni ekonomik büyüme stratejisi olarak kabul edilen Yeşil Mutabakatın en önemli bileşenlerinden biri de “döngüsel ekonomi” konusudur. 2021 ve 2022 yıllarında AB Döngüsel Ekonomi Eylem Planı’nın uygulama unsurlarını şekillendirecek düzenlemeler hayata geçirilecektir.

17:44:39 | 2021-06-11

Döngüsel ekonomi kapsamında;

-          atık azaltımı, dayanıklılık, geri dönüşüm, yeniden kullanım, onarım döngüsellik yaklaşımı gözetilmekte;

-          sürdürülebilir ürün politikası sisteme entegre edilmekte;

-          gerek iklim değişikliği ile mücadele gerekse hammadde maliyetlerinin düşürülmesi gibi temel hedefler güdülmektedir.

AYM, AB’nin küresel ticaret içindeki hacmi itibarıyla uluslararası ticaret sistemini şekillendirme niteliğini haizdir. Bu nedenle, ülkemizin de aralarında yer aldığı ticaret ortakları açısından önemli bir dönüşüm sürecine işarettir.

Raporun Amacı Nedir?

AYM bünyesindeki Döngüsel Ekonomi Eylem Planı çerçevesinde yürütülmesi öngörülen mevzuat düzenlemelerinin kapsamı incelenmekte; sürdürülebilir ürün tasarımı, hizmet ve iş modelleri için geliştirilen düzenlemeler saptanmakta; döngüsellik potansiyeli en yüksek olan altı kilit ürün değer zincirine yönelik etkileşimi ortaya konmakta ve bu düzenlemelerin ulusal mevzuatımızda karşılığı konusunda durum analizi yapılmaktır.

 Raporun Çıktıları Nelerdir?

  • AYM riskleri olduğu kadar, sürdürülebilir kalkınma için fırsatları da beraberinde getirmektedir.
  • AB’nin Döngüsel Ekonomi Eylem Planı, sadece çevre stratejisi değil, sürdürülebilir ürün tasarımı/formu yaratarak uluslararası ticareti yeniden şekillendirme potansiyeline sahiptir.
  • Eylem Planı kapsamında döngüselleşme çabasının arkasında yatan sebep özellikle kritik hammaddelerde dışa bağımlılığın azaltılması olarak belirtilmektedir. Bu noktada AB; bu maddelere ilişkin kaynak verimliliğini, geri dönüşümü ve geri kazanımı artırma hedefindedir. Pillerde geri dönüştürülmüş içerik kriterinden, döngüsel bitki üretimine kadar köklü dönüşüm hedeflenmektedir.
  • Tam anlamıyla ekonomide döngüsellik için, tüketicinin ve üreticinin devreye girdiği süreçler bulunmaktadır. Döngüsel sürdürülebilir ürün tasarımı, tüketici tarafından onarılabilir, daha dayanıklı, sürümü üst seviyeye yükseltilebilir, geri dönüştürülebilir içerikli ve girdilerinin tedariği sürdürülebilir bir şekilde yapılmış, hammaddeleri ikincil piyasadan elde edilmiş ürünler olarak tariflenebilir.
  • Veriye dayalı politikaların uygulanmasını gerektiren bir üretim sistemi önemli olacaktır.
  • Kritik değer zincirleri boyunca materyallerin, çeşitli maddelerin ve ürünlerin izlenilebilirliği; karbon ve çevre ayak izi dijital teknolojiler yoluyla sağlanacaktır.

Raporda ülkemiz açısından varılan değerlendirmeler aşağıdaki şekilde özetlenmektedir:

  • Halihazırda ulusal mevzuat AB mevzuatı ile güncel bir şekilde uyumlu değilken, Döngüsel Ekonomi Eylem Planı tarafından getirilecek yeni düzenlemelerle beraber değerlendirildiğinde AB ile mevzuat uyumu bakımından fark artmakla kalmayacak; konuya yaklaşım politikasında ve stratejisinde ayrışma da gözlenecektir.
  • İlgili mevzuat değişikliklerinde döngüsellik yaklaşımının eklenmesiyle AB’de üretim ve tüketimde yaşanan dönüşüme entegre olmamız sağlanacaktır.
  • Döngüselliğe geçişte, kamu kurum ve kuruluşların ortak hareket etmesi, konunun topyekün ele alınması ve mevzuatların birbiri ile uyumu gibi konular önemli olacaktır.
  • Verilerin korunmasına ilişkin olarak, özellikle atık envanteri başta olmak üzere ilgili her tür verinin güvenli bir şekilde toplanması, değerlendirilmesi ve erişime açık olması önemli bir gereklilik olacaktır.
  • Etkin bir döngüsel ekonomi eylem planı için ülkemizdeki ilgili sivil toplum örgütleri, sektörel kuruluşlar ve iş dünyasının yasal düzenlemelerin yapım süreçlerinde katılımı ve ilgili dokümanlara erişim kolaylığı sağlanmalıdır.

AB Döngüsel Ekonomi Eylem Planı kapsamında kritik öneme sahip altı kilit ürün değer zincirlerine odaklanılmıştır. Bu kapsamda öngörülen bazı düzenlemeler ve ulusal mevzuatımıza yönelik bazı değerlendirmeler aşağıda özetlenmektedir:

-          Piller ve Akümülatörler: Kullanılan materyallerin sorumlu üretim kaynaklarından sağlanması, zararlı içeriğe sahip olmaması, minimum oranda geri dönüştürülmüş materyal içermesi gerekmektedir. Karbon ayak izi, performans, dayanıklılık ve etiketleme kurallarına uyulması, atık toplama ve geri dönüşüm hedeflerine ulaşılması öngörülmektedir. İlgili mevzuatımızda karbon ayak izi, geri kazanılmış içerik, etiketleme, QR kod, pil pasaportu, elektronik değişim sistemi, pil yönetimi ile performans ve dayanıklılık kriterlerine ilişkin Atık Pil ve Akümülatörlerin Kontrolü Yönetmeliği’nin revizyonu gerekmektedir.

-          Ambalaj ve Plastik: AB’de ambalaj sektöründe 2030 yılına kadar tüm ambalajların yeniden kullanılabilir olması; sürdürülebilir alternatifleri mevcut olan tek kullanımlık plastiklerin kullanımının 3 Temmuz 2021 tarihi itibari ile yasaklanması öngörülmektedir.  Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’ni değiştiren taslak düzenleme dar kapsamlı kalmaktadır. Gerekli yönetmeliklerin ve alt düzenlemelerin yapılmasına ihtiyaç vardır.

-          Elektrikli ve Elektronik Eşyalar: Döngüsel Elektronik İnisiyatifi kapsamında uzun ömürlü ürünlerin desteklenmesi; “Ekotasarım Çalışma Planı” ürünlerin onarılabilir, sürümü yükseltilebilir, tekrar kullanılabilir ve geri dönüştürülebilir olması özelliklerini düzenleyecektir. Atık Elektronik ve Elektronik Eşyaların Kontrolü Yönetmeliği ile belirlenen toplama, geri dönüşüm ve geri kazanım hedeflerinin güncellenmesi gerekmektedir. Enerji ile İlgili Ürünlerin Çevreye Duyarlı Tasarımına İlişkin Yönetmelik ile Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun’un döngüsellik çerçevesinde revizyonu gerekmektedir. AB’de olduğu gibi bu tür aletlerin ağırlığının hesaplanması için gerekli çalışmalara ihtiyaç vardır. Aynı şekilde, kayıt dışı e-atık konusunda ülkemizde veri korunması sorunu devam etmektedir.

-          Tekstil: Ekotasarım gereksinimi- enerji verimliliğinin yanı sıra ürünlerin tamir edilebilirliği, dayanıklılığı ve geri dönüştürülebilirliğini artırıcı tedbirler; etiketleme sistemi; yeniden kullanılacak suya ilişkin minimum gereklilikler; ikincil hammaddeler için kalite standartları sözkonusudur. Çevre Etiketi Yönetmeliği ve Tekstil Sektöründe Çevre Etiketi Verilmesine Dair Kriterler, döngüselliğe geçişte önemli adım olup, kriterlerin ise uluslararası alanda kabul edilir olması gerekmektedir. Tekstil Sektöründe Entegre Kirlilik Önleme ve Kontrol Tebliği ise döngüselliğin uygulanmasına uygun değildir.

-          İnşaat ve Binalar: Bina ve inşaatlarda spesifik olarak karbon ve materyal ayak izi azaltma hedefleri belirlenecektir. Materyal geri kazanım, yeniden kullanım ve geri dönüştürülebilirlik hedefinin de sektör için belirlenmesi planlanmaktadır. Döngüsellik perspektifiyle İskan Kanunu, İmar Kanunu, Belediye Kanunu, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği, Çevre Düzeni Planları, Türkiye Mekansal Strateji Planı ve Kentsel Tasarım düzenlemelerinde revizyon ihtiyacı bulunmaktadır.

-          Gıda, Su ve Besin Maddeleri: Gıda atığının 2030 yılına kadar yarıya indirilmesi, kimyasal gübre yerine daha fazla geri dönüştürülmüş hayvan gübresi, daha fazla organik besin maddesi kullanılması; arıtılmış suyun tarımsal sulamada tekrar kullanımı için gerekli minimum şartlar; ambalajlı suya bağımlılığın azaltılması amacı ile İçme Suyu Direktifinin tam uygulanması öngörülmektedir. Kentsel Atık Su Arıtımı Yönetmeliği, Suyun Yeniden Kullanımı AB Yönergesi ile büyük oranda uyumludur. Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda atık suların tekrar kullanıma sokulmasına ilişkin minimum şartların değerlendirileceği tespiti olumludur. Belediyelerin ve kompost tesislerinin desteklenmesi, atıkların taşınması ve organik atıkların ayrı toplanması gibi tedbirlerin alınması önemlidir. Ayrıca endüstriyel simbiyoz uygulamalarının daha fazla desteklenmesi gerekmektedir.

TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Enerji ve Çevre Yuvarlak Masa Başkanı Cevdet Alemdar Açılış Konuşması: 

İş Dünyasının Değerli Temsilcileri ve Kıymetli Dinleyiciler,

Öncelikle, TÜSİAD Enerji ve Çevre Yuvarlak Masası Başkanı olarak herkese hoş geldiniz demek isterim. 

Bugün, küresel gündemde giderek güçlenen döngüsel ekonomi konusunu ele almak üzere bir aradayız. Avrupa Birliği’nin iklim-nötr yol haritası, yeni bir ekonomik büyüme modeli olarak karşımızda. Avrupa Yeşil Mutabakatı Avrupa Birliği sınırlarının dışında da pek çok politika alanını değiştirecek.

Döngüsel ekonomi eylem planına yönelik düzenlemelerin, sınırda karbon düzenlemesiyle beraber Avrupa Birliği’nin ticaret paydaşlarınca en dikkatle izlenen bir diğer başlık olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Webinara gösterilen yoğun ilgi, bu alanda ülkemizde de farkındalığın önemli bir seviyeye geldiğini gösteriyor. Bunu, rekabet gücümüzü korumaya yönelik adımlar açısından önemli bir başlangıç olarak görüyoruz.

Sürdürülebilir kalkınma prensiplerinin, tüm taraflarca daha da güçlü bir şekilde içselleştirilmesi neticesinde rekabetin belirleyici unsurları, çevreyi önceliklendiren bir çerçeve üzerinden şekilleniyor. TÜSİAD olarak, sektörel alanlardaki perspektifimizle çevre ve iklim değişikliği konularının birbirlerini destekleyici şekilde oluşturulması ve uygulanması adına çalışmalarımızı yürütüyoruz. Çevre alanında çalışmalarımızı; iklim değişikliği ile ilgili konuların yanı sıra daha kaynak-verimli, daha az tüketen, ürün yaşam döngüsü içinde geri dönüşümü teşvik eden, hammadde maliyetlerini düşüren, sürdürülebilir ürün tasarımı gibi süreçleri içeren döngüsel ekonominin ülkemizde güçlendirilmesine yönelik önerilere yoğunlaştırdık.

Bugün üzerinde sıkça duracağımız AB Döngüsel Ekonomi Eylem Planı, bütüncül politika tedbirleri yanı sıra gerekli yatırımların uygulanması, teknoloji, inovasyon ve dijitalleşme süreçlerinin Avrupa’daki gelişmeleri takip ederek iyi değerlendirilmesini de gerektiriyor.

Tüm bu perspektif çerçevesinde TÜSİAD Çevre ve İklim Değişikliği Çalışma Grubumuzun bünyesindeki Döngüsel Ekonomi ve Atık Yönetimi Alt Çalışma Grubu’nun katkılarıyla hazırlanan iki çalışmayı sizinle paylaşmak üzere buradayız. Bunlardan bir tanesi AB’nin sürdürülebilir ürün, hizmet ve iş modelleri için geliştirilmesi planlanan düzenlemelerini yakından irdelemek, sektörlere yönelik etki alanlarını derinlemesine anlamak amacıyla hazırladığımız, “Avrupa Yeşil Mutabakatı-Döngüsel Ekonomi Eylem Planı Türk İş Dünyasına Neler Getirecek” başlıklı raporumuzdur. Bu çalışmamızda ilgili konularda ulusal mevzuatımızdaki durumu da ortaya koymayı hedefledik. Bir diğer çalışmamız ise mevcut sistemde hızla devreye alınabilecek ve döngüsel ekonomi modelinin etkin bir şekilde uygulanmasına fırsat verecek alanlara yönelik bir dizi öneriyi içeren “Türkiye’de Döngüsel Ekonomiye Geçiş” Tutum Belgesi’dir. Bu belgemizde üye şirketlerimizin iyi örnek uygulamalarına da yer verdik.

Her iki çalışmanın bu alandaki mevzuat ve uygulama altyapısının güçlenmesine katkı sağlamasını, tüm paydaşlarımızın değerlendirmelerine konu olmasını diliyoruz.

Sözlerime etkin bir döngüsel ekonomi yol haritasının ülkemiz nezdinde bir an önce uygulanması temennisi ile son veriyor; açılış konuşmalarını yapmak üzere TÜSİAD Başkanı Simone Kaslowski’yi davet ediyorum.

 TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski Açılış Konuşması:

Değerli Konuklarımız, Kıymetli İzleyiciler

Sizi, şahsım ve TÜSİAD Yönetim Kurulu adına selamlıyorum. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmamıza hizmet edeceğine inandığım yeni bir etkinlikte daha sizlerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum.

Kıymetli İzleyiciler,

COVİD-19 salgını ile mücadele sürecinde ekonomilerin küresel risklere karşı ne kadar kırılgan bir yapıda olduğuna şahit olduk. Mayıs ayında açıklanan OECD’nin “Küresel Ekonomi Gündemi” Raporu’na göre, 2020 yılında dünya ekonomisi %3,5 oranında daraldı. Bununla birlikte, toparlanma sürecine yönelik planlamalardan da gördüğümüz üzere çevre ve iklim değişikliği kaygılarını gözeten yaklaşım yerini korudu hatta daha da merkeze çekildi.

Yüzyıl sonuna kadar ısınmada 1,5 derece sıcaklık artışı eşiğinin aşılmaması için 2050 yılında karbonsuz ekonomilere ihtiyacımız olduğunu biliyoruz. “Kaynakların sınırsız olmadığı ve ekosistemin insan kaynaklı baskı karşısında kendini yenileyemediği gerçeği”ni dikkate alan yeni bir ekonomi sisteminin gelişmesine tanıklık ediyoruz. Bu süreçte yapılması gerekenler çok net: sürdürülebilir, kapsayıcı ve yenilikçi politikalar oluşturmak; oluşturulmasına destek vermek. Bu doğrultuda, iş yapma modellerindeki her bir adımı ekosistemi koruma için daha fazla gayret gösterir şekilde atmamız gerekiyor.

Bu kapsamda, Avrupa Birliği’nin iklim-nötr yol haritası ile dijitalleşmeyi merkeze alan “yeni büyüme stratejisini” tüm ticaret paydaşları ve entegrasyon ortakları gibi biz de yakından takip ediyoruz. Yeşil Mutabakat sadece en önemli ekonomik ortağımız olan AB’nın sınırları içinde uygulanacak bir strateji değil.  Ülkemizde de politika ve mevzuat revizyonunu tetikleyecek unsurları var. TÜSİAD olarak, bu sürecin ekonomik ve sektörel planlamaların gözden geçirilmesini hızlandıracak bir yapıya sahip olduğuna inanıyoruz.  Bugünden alacağımız tedbirler her zamankinden daha da kritik.

Öte yandan, küresel mutabakatın bir ürünü olan Paris Anlaşması’nın COP 26 öncesi ülkemiz tarafından onaylanması ve 2050 yılı hedefiyle karbon-nötr yol haritasının uygulanması önem taşıyor. Sanayimiz sürdürülebilirlik uygulamalarını artan bir ivme ile içselleştiriyor. Enerji sektörü, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği potansiyelimizden daha fazla yararlanma yönünde bir dönüşüm içinde. Çevresel yatırımlar için alternatif kaynak yaratacak sürdürülebilir finans ürünleri geliştiriliyor. Bu çabaların uluslararası mutabakatın aktif bir tarafı olarak sürdürülmesi siyasi, ekonomik ve çevresel etkileri açısından önemli. Bu süreç sektörlerimizin, Avrupa Yeşil Mutabakatı ile şekillenen uluslararası ticarete uyumu yanı sıra yatırım ortamında öngörülebilirliğin tesis edilmesine de katkı sağlayacak.

Kıymetli İzleyiciler,

Avrupa Yeşil Mutabakatının iklim-nötr hedefinin en önemli bileşenlerinden birini de bugün ele alacağımız Döngüsel Ekonomi Eylem Planı oluşturuyor. AB, ortaya koyduğu oldukça iddialı hedeflere bir dizi düzenleme ile adım adım ilerliyor. Bu dönüşüm programının birçok unsuru hali hazırda AB ile ekonomik ilişkilerimizin merkezindeki elektrikli ve elektronik eşyalar, tekstil gibi sektörlerimizle; tedarik zincirinin bileşenleri ile doğrudan ilgili.

Bu yönleriyle döngüsel ekonomiye geçiş süreci birbirine entegre politikaları zorunlu kılıyor. Döngüsel ekonomi eylem planının kapsamındaki “sürdürülebilir ürün” yaklaşımı tüketicilerin artan haklarından, üreticilerin genişletilmiş sorumluluğuna varan yeni bir çerçeveyi tarif ediyor. Karbon ayak izinin ve ürünleşme süreçlerinin izlenebileceği dijital pasaport AB’nin yeşil ve dijital ikiz dönüşümünün önemli bir uygulama alanı olarak hayat buluyor. Daha az atığın ve daha fazla değerin yaratıldığı, ürün yaşam döngüsünün uzaması hedefi Ar-Ge ve inovasyon altyapısının güçlendirilmesine yönelik mekanizmaları şekillendiriyor.

Tasarımdan, geri dönüştürülmüş içeriğin artırılmasına; yeniden üretimden, onarıma yeni süreçlerin söz konusu olacağı bir yeşil ekonomik düzenin adımları atılıyor. Bu yapı, yeni iş alanlarına ve istihdam imkanlarına hız verirken, yaratılan katma değeri daha da artırma gücünü taşıyor. Çevresel, sosyal ve ekonomik açıdan önemli avantajları birlikte getiriyor. Bu yeni ekonomi sistemini ülkemizde de kurgulamalıyız.

Döngüsel ekonomi alandaki uyumun Gümrük Birliğinin güncellenmesi sürecinin de bir bileşeni olmasını beklemeliyiz. Yeşil mutabakat çerçevesinde oluşacak bu yeni tedarik zinciri yapısını, Türkiye’nin üstlenebileceği önemli rol ve sektörlerimizin küresel rekabet gücünü artırması açılarından değerlendirmeliyiz.

Bu sürecin başarısı, kapsadığı çok boyutlu yapı nedeniyle, ilgili tüm paydaşların etkili iş birliğine ihtiyaç gösteriyor. Yeşil mutabakata uyumun ve yeşil dönüşümün yaratacağı yeni diyalogların ve iş birliği ortamlarının beraberinde getireceği kaldıraç etkisini dikkate almalıyız. İş dünyasının bu yeşil ekonomik sistemi işletmesinde kamunun destek çerçevesini oluşturmasının önemli bir rolü bulunuyor.  Bu kapsamda, Ticaret Bakanlığımız koordinasyonunda yürütülen Avrupa Yeşil Mutabakatı Eylem Planının uygulanmasını kritik önemde görüyoruz.

Kıymetli izleyiciler,

Bu vesileyle, döngüsel ekonomi gündeminde önemli bir unsur olan plastik konusunda, Global Compact Türkiye, SKD Türkiye ve TÜSİAD’ın kurucusu olduğu İş Dünyası Plastik Girişiminden de bahsetmek isterim. Bu girişim kapsamında şirketlerin plastik kirliliğinin önlenmesine yönelik hedef belirleme ve gerçekleştirme sürecine katkı sağlıyoruz. Girişimi hem amacı hem de güçlü bir iş birliği modeli olma yönüyle çok kıymetli görüyor ve tüm şirketleri plastik kirliliğinin çözümüne ortak olmaya davet ediyorum.

Bugün paylaşacağımız, Cevdet beyin biraz önce tanıttığı her iki çalışma da döngüsel ekonomi politikalarının ve uygulamalarının gelişimine yönelik somut çerçeveyi ortaya koymayı hedefliyor. Yeşil ekonomik dönüşümün uygulama etkinliğine katkı sağlamalarını dilerim.

Sözlerime, bu çalışmaları gerçekleştiren Çevre ve İklim Değişikliği Çalışma Grubumuza ve Döngüsel Ekonomi ve Atık Yönetimi Grubuna teşekkür ederek son veriyor, hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum.

World Media Group (WMG) Haber Servisi




ETİKET :   tusiad-avrupa-yesil-mutabakatı

Tümü