YKS'de Psikolojik Hazırlık Önemli

Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) günler kala milyonlarca öğrenci son hazırlıklarını sürdürürken, İstanbul Rumeli Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi İhsan Bozanoğlu, sınav başarısının yalnızca bilgi düzeyiyle değil, psikolojik hazırlık, stres yönetimi ve doğru çalışma stratejileriyle de yakından ilişkili olduğunu belirtti.

17:29:29 | 2026-06-15

 

 

 

YKS ÖNCESİNDE PSİKOLOJİK DAYANIKLILIK BAŞARIYI DESTEKLİYOR

Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) günler kala milyonlarca öğrenci son hazırlıklarını sürdürürken, İstanbul Rumeli Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi İhsan Bozanoğlu, sınav başarısının yalnızca bilgi düzeyiyle değil, psikolojik hazırlık, stres yönetimi ve doğru çalışma stratejileriyle de yakından ilişkili olduğunu belirtti.

İstanbul Rumeli Üniversitesi tarafından sınav sürecindeki öğrencilere destek olmak amacıyla hazırlanan değerlendirmede, akademik başarının bir sonuçtan çok etkili bir süreç yönetimi olduğu vurgulandı. Dr. İhsan Bozanoğlu, öğrencilerin sınava hazırlanırken yalnızca ders çalışmalarına değil, zihinsel dayanıklılıklarını güçlendirecek alışkanlıklara da önem vermeleri gerektiğini ifade etti.

Uyku ve Fiziksel Aktivite Beyin Performansını Doğrudan Etkiliyor

Sınav hazırlık sürecinde öğrencilerin en sık ihmal ettiği konuların başında uyku düzeni ve fiziksel hareketin geldiğini belirten Bozanoğlu, kaliteli uykunun öğrenilen bilgilerin kalıcı hale gelmesinde kritik rol oynadığını söyledi. Gece geç saatlere kadar ders çalışmanın çoğu zaman performansı artırmak yerine dikkat ve odaklanmayı olumsuz etkileyebildiğini ifade eden Bozanoğlu, düzenli uyku kadar kısa yürüyüşler ve hafif fiziksel aktivitelerin de stres seviyesini azaltarak zihinsel performansı desteklediğini belirtti.

Gelişim Zihniyeti Başarının Temel Anahtarlarından Biri

Öğrencilerin kendileriyle kurdukları iç diyaloğun sınav performansında belirleyici rol oynadığına dikkat çeken Bozanoğlu, “Matematik yapamıyorum” veya “Bu konuyu anlamıyorum” gibi kesin yargıların motivasyonu düşürdüğünü ifade etti. Beynin öğrenme kapasitesinin yaşam boyunca gelişmeye devam ettiğini belirten Bozanoğlu, öğrencilerin başarısızlıkları kalıcı bir sonuç olarak görmek yerine gelişim sürecinin doğal bir parçası olarak değerlendirmeleri gerektiğini söyledi. Özellikle “Henüz yapamıyorum” yaklaşımının öğrenmeye açık kalmayı sağladığını ve motivasyonu artırdığını vurguladı.

Öğrenmenin Nöro-Mimarisi: Kısa ve Odaklı Çalışma Daha Verimli

Gerçek öğrenmenin yalnızca uzun saatler boyunca ders çalışmakla değil, bilinçli ve planlı çalışma yöntemleriyle mümkün olduğunu belirten Bozanoğlu, öğrencilerin kısa süreli ancak yüksek odak gerektiren çalışma periyotlarıyla daha verimli sonuçlar elde edebileceğini söyledi. Beynin dikkat kapasitesinin zamanla azaldığını ifade eden Bozanoğlu, yaklaşık 25 dakikalık odaklı çalışma ve ardından verilen kısa molaların zihinsel performansı korumaya yardımcı olduğunu belirtti. Öğrencilerin her çalışma sürecine ulaşılabilir ve ölçülebilir hedeflerle başlamalarının ise motivasyon ve kontrol duygusunu güçlendirdiğini vurguladı.

Kaygıyla Mücadele Etmek Değil, Onu Yönetmek Gerekir

Sınav kaygısının tamamen ortadan kaldırılması gereken bir duygu olmadığını belirten Bozanoğlu, önemli olanın kaygıyı doğru yönetebilmek olduğunu söyledi. Nefes egzersizleri, zihinsel prova ve olumlu öz konuşma tekniklerinin sınav anında öğrencilerin yeniden odaklanmasına yardımcı olabileceğini ifade eden Bozanoğlu, zor sorular karşısında paniğe kapılmak yerine çözüm odaklı kalmanın önemine dikkat çekti. Soruların bir tehdit olarak değil, çözülmesi gereken problemler olarak görülmesinin sınav performansını olumlu etkileyebileceğini belirtti.

Ailelere Önemli Görev Düşüyor

Sınav döneminde ailelerin tutumlarının öğrencilerin psikolojik durumunu doğrudan etkilediğini belirten Bozanoğlu, ev ortamındaki kaygının öğrencilere kolaylıkla yansıyabildiğini söyledi. Sürekli sınav sonuçlarının ve geleceğe ilişkin endişelerin konuşulduğu bir ortamın öğrenciler üzerindeki baskıyı artırabileceğini ifade eden Bozanoğlu, ailelerin çocuklarına verebilecekleri en büyük desteğin koşulsuz güven ve anlayış olduğunu belirtti. Öğrencilerin yalnızca sınav sonuçlarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Bozanoğlu, gençlerin kendilerini gelecekte topluma sağlayacakları katkılar üzerinden tanımlamalarının daha güçlü bir psikolojik dayanıklılık geliştirmelerine yardımcı olacağını söyledi.

“Sınav Bir Sonuç Değil, Hayat Yolculuğunun Bir Aşamasıdır”

Dr. Öğr. Üyesi İhsan Bozanoğlu, YKS'nin öğrencilerin yaşamındaki önemli dönüm noktalarından biri olduğunu ancak bireyin değerini belirleyen tek unsur olmadığını belirterek, “Bilimsel stratejilerle desteklenen bir sakinlik, sınavda en büyük gücünüzdür. Kendinize güvenin, sürece odaklanın ve bugüne kadar gösterdiğiniz emeğin farkında olun. Sınav bir sonuç değil, hayat yolculuğunun önemli aşamalarından biridir” ifadelerini kullandı.

 

 

 

World Media Group (WMG) Haber Servisi




ETİKET :   yks-psikoloji

Tümü
G-E326TP51F5