Ali Galip, Turan Feyzioğlu Metin Feyzioğlu
Büyük Dede Ali Galip Feyzioğlu
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk’ta Ali Galip’ten, Sivas Kongresi’ni engellemek için girişimlerde bulunan kişiler arasında bahseder. Ali Galip, Elazığ Valisi olarak görev yaparken, Osmanlı hükümetinin ve Damat Ferit Paşa’nın emriyle Sivas Kongresi’ni bastırmak ve dağıtmak için çaba göstermiştir. Atatürk, Nutuk’ta Ali Galip’in bu girişimlerini detaylı şekilde anlatır.
Ali Galip, Kürt aşiretleri kullanarak Sivas’a askeri bir müdahalede bulunmayı planlamış, ancak bu girişimi başarısız olmuştur. Atatürk ve arkadaşları, durumu kontrol altına alarak Ali Galip’in planlarını bozmuş, kendisi ise olayların ardından bölgeden kaçmak zorunda kalmıştır. Nutuk’ta Atatürk, Ali Galip’i, milli mücadeleye karşı çıkan ve yabancı güçlerin etkisinde hareket eden biri olarak eleştirir.
Ali Galip’in bu faaliyetleri, Anadolu’daki milli direnişi kırmaya yönelik bir Osmanlı hükümeti politikası olarak değerlendirilmiş ve Atatürk tarafından sert bir dille eleştirilmiştir.
Siyaset ve devlet adamı, bürokrat, vali, milletvekili (D. 1871, Kayseri – Ö. 1932, Romanya). Kayserili Feyzioğlularından Emin Bey’in oğludur. 1895’te Harbiye Okulunu, 1897 yılında Harp Akademisini bitirdikten sonra Süvari Kurmay Yüzbaşı olarak orduya katıldı 1919’da, Merkezi Elazığ olan Harput Valiliği’ne tayin edildi, Sivas Kongresi’ni dağıtmak ve başındakileri yakalayıp İstanbul’a göndermek üzere Sivas Vali ve Kumandanlığı’na verildi. Fakat bu görevi yerine getirmeyi başaramadı ve Halep’e kaçtı. Lozan Barış Antlaşması’ndan sonra, Adapazarı’nda 1 nolu Askeri Mahkeme’de yargılanıp beraat ettiği halde, Başvekil Rauf Bey’in isteğiyle “150’likler” listesine alınarak Romanya’ya gönderildi. Sürgünde iken 1932’de vefat etti.
Peki Nedir Bu Ali Galip Olayı ?
Sadrazam Damat Ferit Paşa hükûmetinin, Elazığ Valisi Ali Galip Bey'in önderliğinde Sivas Kongresi'nin yapılmasını engellemeye ve Mustafa Kemal Paşa'yı ortadan kaldırmaya, Heyet-i Temsiliye ve Millî Mücadeleyi durdurmaya çalıştığı girişim. Girişim başlatılamadan önlendi.
Atatürk Nutuk’ta Ali Galip ile ilgili detaylı bilgiler verir. Ali Galip hakkında Sivas Kongresini Ve Genel olarak Kurtuluş Savaşını boğmaya dönük çalışmaları hakkında detaylı bilgiler verir ve nasıl bu girişimleri boşa çıkardıklarını anlatır.
Aşağıdaki linkte Nutuk’ta bu konu detaylı şekilde açıklanmaktadır.
https://kho.msu.edu.tr/hakkinda/harbiyeli_ataturk/nutuk/3/39.html
Ali Galip 100 - 150 kişilik kuvvetiyle Sivas'ı basmaya kalkmış, beceremeyince İngiliz Binbaşı Edward Noel'e sığınmış. 1932'de at cambazı olarak yaşamını sürdürdüğü Romanya'da ölmüş. Ali Galip’in İngilizlerin gözdesi olduğu açık şekilde görünüyor.
***
Turhan Feyzioğlu, Türk siyasetinde önemli roller üstlenmiş bir akademisyen ve politikacıydı. 1960’lı ve 70’li yıllarda Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) ayrılarak Güven Partisi’ni kurmuş ve daha sonra Milliyetçi Cephe hükümetlerinde yer almıştır. CHP’den sağa doğru bu geçiş ileri tarihlerde torunu için de geçerli olacaktır.
Turhan Feyzioğlu, 12 Mart 1971 Amerikancı askeri muhtıranın ardından önemli roller üstlenmiş bir siyasetçidir. 12 Mart muhtırası, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hükümete yönelik bir uyarısı olup, Süleyman Demirel hükümetinin istifasına yol açmış ve teknokrat ağırlıklı hükümetlerin kurulmasına neden olmuştur.
Feyzioğlu, muhtıradan sonra askeri yönetimle yakın ilişki içinde olan siyasi figürlerden biri olarak görülmüştür. Daha önce CHP’den ayrılarak Güven Partisi’ni kuran Feyzioğlu, orduya yakın ve "güçlü hükümet" taraftarı bir siyaset izliyordu. 12 Mart muhtırasından sonra kurulan Nihat Erim hükümetinde başbakan yardımcılığı görevini üstlenmiştir. Bu dönemde Feyzioğlu, askerlerin desteklediği reformları savunmuş, ancak hükümet içindeki anlaşmazlıklar ve artan baskılar nedeniyle 1972'de istifa etmiştir. Feyzioğlu’nun bu süreçte askeri yönetimle iş birliği yapması, özellikle sol kesim tarafından "darbeye destek vermek" olarak değerlendirilmiş ve eleştirilmiştir.
Turhan Feyzioğlu diğer Amerikancı Darbe’de de (12 Eylül 1980 darbesinde) askeri yönetim tarafından Danışma Meclisi’ne dahil edilmiştir. Bu iki Amerikancı darbede de aktif görevler üstlenen Feyzioğlu aynı zamanda 12 Mart sonrası TBMM’de oylanan Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam oylamasında da “evet” oyu vermiştir. Uğur Mumcu 1970’lerdeki bir yazısında Turhan Feyzioğlu ile ilgili şunları dile getirir: "Feyzioğlu! sen bir halk düşmanısın. Sen işçilerin, köylülerin, gençlerin düşmanısın. Güvendiğin dağlara kar yağacak ve bir gün bütün bu yaptıklarının hesabını vereceksin!”
12 Eylül rejiminin getirdiği değişen siyasi ortam nedeniyle Feyzioğlu, 1983’ten sonra aktif siyasetten büyük ölçüde çekilmiştir.
***
Metin Feyzioğlu’nun Değişimi
2013 yılında Türkiye Barolar Birliği Başkanı olduğunda, daha çok muhalif bir çizgideydi. 2014’te Danıştay töreninde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerginlik yaşaması ve hükümeti eleştiren açıklamalarıyla dikkat çekiyordu. 2016’daki darbe girişimi sonrasında iktidara daha yakın bir tavır sergilemeye başladı. OHAL sürecinde KHK’lara yönelik eleştirileri azaldı ve hükümetin politikalarına daha destekleyici açıklamalar yapmaya başladı. 2020’de "çoklu baro" düzenlemesine baroların büyük çoğunluğu karşı çıkarken, Feyzioğlu daha ılımlı bir yaklaşım benimsedi. Bu süreçte hükümete yakın durduğu gerekçesiyle birçok baronun tepkisini çekti. 2022’de Türkiye Barolar Birliği başkanlığını kaybettikten sonra, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından KKTC Büyükelçisi olarak atandı. Bu da onun iktidara yakınlaşmasının bir sonucu olarak değerlendirildi.
Metin Feyzioğlu’nun siyasi tavrındaki değişimin birkaç nedeni olabilir: Siyasi Pragmatizm: İktidarla daha yakın ilişkiler kurarak etkili bir pozisyonda kalmak istemesi. Bireysel Kariyer ve Konumlandırma: Diplomatik bir göreve atanması, hükümete yakın duruşunun bir sonucu olabilir.
Sonuç olarak, Metin Feyzioğlu’nun siyasi dönüşü, zamanla hükümet politikalarına daha uyumlu bir çizgiye gelmesiyle açıklanabilir. Bu değişim, kariyer stratejisi açısından değerlendirilebilir.
Üç kuşak Feyzioğullarının da ülkenin kritik eşikten geçtiği dönemlerde aldıkları tavır onlara duyulan güvenin boşa çıkmasına sebep olmuştur. Onlara güvenenlerin "hayal kırıklığına" uğramasına yol açmıştır.
World Media Group (WMG) Haber Servisi