Tolga Bizel : “Dijital Dönüşüm Tüm Ülkeleri Değiştirecek”

Mitsubishi Electric Turkey Fabrika Otomasyon Sistemleri ürün Yönetimi ve Pazarlama Birim Müdürü Tolga Bizel ile Dijital dönüşümün yaşamımıza ve endüstriye etkilerini konuştuğumuz güzel bir röportaj gerçekleştirdik.

21:50:09 | 2021-04-20

Biz World Media Group olarak sizi yakından tanıyoruz ancak okurlarımızın tümü için kısa bir özgeçmiş alabilir miyiz?

1991 yılında, Karadeniz Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme bölümünden mezun oldum. ODTÜ Prof. Dr. Mustafa N. Parlar Eğitim ve Araştırma Vakfı Taksan Takım Tezgâhları Geliştirme Projesi, Şişecam Grubu Metal İşleme Tezsan Takım Tezgâhları Fabrikası, Sabancı Grubu Polyesterden Endüstriyel İplik üretim HoecSa Fabrikası, Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. Endüstri Grubu Hareket Kontrol Sistemleri gibi kurumlarda çalıştım. Şu anda Mitsubishi Electric Turkey Fabrika Otomasyon Sistemleri Ürün Yönetimi ve Pazarlama Birim Müdürü olarak görev alıyorum. Aynı zamanda Japonya merkezli CLPA’nın (CC-Link Partner Association) Türkiye Müdürü’yüm.

Mitsubishi Electric ve Mitsubishi Electric Turkey hakkında bilgi paylaşabilir misiniz?

Evden uzaya kadar çok sayıda sektörde ileri teknoloji çözümleriyle öne çıkan Mitsubishi Electric; bugün 150 bine ulaşan çalışanıyla 34 ülkede faaliyet gösteren 100 yıllık bir dünya devi konumunda. 1921 yılında Japonya’da ticari faaliyetlerine başlayan şirketimizin kuruluşunun bu sene 100. yıl dönümünü kutlamanın mutluluğu ve gururunu yaşıyoruz. Mitsubishi Electric; bilgi işlem ve iletişim sistemleri, uydu teknolojileri ve haberleşme, tüketici elektroniği cihazları, sanayi teknolojileri, enerji, nakliye ve inşaat makinelerinde kullanılan elektrikli ve elektronik donanımların üretimi, pazarlaması ve satışında dünyanın öncü şirketleri arasında yer alıyor. Her çağın gereksinimlerini önceden görüp geleceğin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik yeni teknolojiler geliştirerek hızla büyümeye devam eden şirketimiz, Changes for the Better (Daha İyisi İçin Değişim) misyonuyla dünya genelinde toplumların yaşam kalitesini artırmak için çalışıyor.

Mitsubishi Electric’in Türkiye’deki ana faaliyet alanları; klima sistemleri, endüstriyel otomasyon sistemleri, ileri robot teknolojileri, CNC mekatronik sistemler, asansör ve yürüyen merdiven sistemlerinden oluşuyor. Şirketimiz, potansiyeline ve gücüne inandığı Türkiye’yi önemli bir üretim üssü olarak konumlandırıyor.

Mitsubishi Electric Turkey Fabrika Otomasyon Sistemleri olarak ise fabrikaların dijital dönüşümlerini gerçekleştiren e-F@ctory konseptimiz ile fabrika yatırımından önce sanal bir üretim tesisi oluşturarak ortaya çıkacak hattın ve üretimin simülasyonunu gerçekleştirme, verimliliği değerlendirme ve oluşan çıktılar doğrultusunda yatırımı şekillendirme fırsatı sunuyoruz. Otomasyon teknolojilerimizle sadece sanayiye değil dünyanın en derin batırma tüp tüneline sahip Marmaray gibi hayatın içindeki projelere de yüksek katma değer sağlıyoruz. Robotların üretimdeki rolünün hızla artacağı yönündeki gelecek vizyonundan hareketle ileri robot teknolojileri alanında da yeni nesil ürün ve çözümler geliştiriyoruz. Üretim bandındaki birçok işi yapabilen insan kolu ya da eline yakın hassasiyete sahip robotlarımız, özellikle riskli alanlarda iş güvenliği ve işçi sağlığı açısından fabrikalara önemli bir katkıda bulunuyor.

Günümüzde makine ihracatının geldiği nokta ülkemiz ekonomisi açısından önemli bir yer teşkil ediyor. Makine sektörü başta olmak üzere katma değerli ürün üreten tüm sektörlerdeki ihracatçılarımıza, global pazarlarda rekabet gücünü artırmaları ve dünya genelinde ülkemizi temsil ederek Türkiye’nin gücünü duyurmaları konusunda öncü teknolojilerimizle destek sağlıyoruz.

Dijital dönüşümün yaşamımıza ve endüstriye etkilerinden kısaca bahsedebilir misiniz?

Dijital dönüşüm ve akıllı üretim sistemlerini tüm ülkeleri değiştirecek kavramlar olarak değerlendirebiliriz. Özellikle pandemi sürecinde dijitalleşmenin önemini sadece üretici şirketler değil bireyler de çok yakından deneyimledi. Bu yeni süreçte, birbirine bağlı üretim makineleri ve insan etkileşimiyle birlikte yeni bir üretim anlayışı hızlanıyor. Mobil iletişim, giyilebilir cihazlar, akıllı araçlar, akıllı evler, nesnelerin interneti, yapay zekâ, artırılmış gerçeklik gibi teknolojilerin etkisiyle geleneksel iş modellerinin değişmesi bekleniyor. Dijitalleşmeyle birlikte bireysel alışkanlıklarımız da değişmeye devam edecek, kişiselleştirilmiş ürün ve hizmetlere olan ilgi daha da artacak. Bu değişim sürecinde dijital dönüşümün işletmelerin ve sanayicilerin olmazsa olmazı haline geleceğini söylemek mümkün. Bu alanlarda kendilerini geliştiren ve yatırım yapan işletmelerin de varlıklarını sürdüreceklerini ve alanlarında fark yaratacaklarını söyleyebiliriz. Türkiye’de de üreticilerin hem sektörde rekabet edebilmeleri hem de dijitalleşen dünyada varlıklarını sürdürülebilmeleri için üretimde dijitalleşme artık bir gereklilik. Biz de Türkiye’de üretimde dijitalleşme için iş ortaklarımızı geleceğe hazırlamaya devam ediyoruz. 

Mitsubishi Electric olarak endüstriye e-F@ctory ile nasıl katkı sağlıyorsunuz? Dünyadan ve Türkiye’den örneklerle bilgi verebilir misiniz?

Türkiye’deki sanayiciler ve alt yapı projeleri için iddialı bir çözüm ortağı olduğumuz dijital dönüşüm alanında bugüne kadar çok ciddi yatırımlar ve çalışmalar hayata geçirdik. Sanayinin yeni bir boyut kazanmasına olanak sağlayan Sanayi 4.0’a dijital fabrika konseptimiz e-F@ctory ile yanıt veriyoruz. Markamızın e-F@ctory konseptinde, fabrika otomasyon alanındaki robotlar dahil tüm yeni nesil ürünler internette haberleşebiliyor. Böylece üretim hatlarını kişisel bazlı ihtiyaçlara göre optimize ederek pazardaki rekabet koşullarına ayak uydurmak büyük ölçüde kolaylaşıyor. Üretimde çok ciddi hız, esneklik, kalite artışı ve maliyet tasarrufu sağlayan e-F@ctory, sanayicilere küresel rekabette bir adım önde olma fırsatı sunuyor.  

Mitsubishi Electric olarak, fabrikaların üretim, bakım, IT ve yönetim kısımlarını birbirleriyle anlaşabilir hale getirerek takım olmalarını sağlıyor ve sonuçta her birinin ihtiyaçlarına uygun raporlar üretiyoruz. Örneğin, bir üretim sorumlusu sadece üretim datalarıyla ilgili verilere ihtiyaç duyarken, bakım sorumlusu hangi noktalarda iyileştirme yapılması gerektiğini görmeyi tercih ediyor, yönetim ise üretim sisteminin verimliliği gibi daha genel bir tabloyu analiz etmek isteyebiliyor. Biz e-F@ctory konseptimizle tüm bu ihtiyaçlara cevap verebiliyor ve bu sayede tüm birimlerin birbiriyle daha hızlı haberleşmesini ve geribildirimlerle birbirlerini daha iyi geliştirebilmelerini sağlıyoruz.

e-F@ctory konseptimizi dünyada Sanayi 4.0’ın gündeme taşınmasından çok daha önce, 2003 yılından bu yana kendi fabrikalarımızda kullanıyoruz. Mitsubishi Electric’in kendi üretim merkezi olan Nagoya Fabrikası’nda e-F@ctory konseptimiz kullanıma alındıktan sonra üretim kapasitesinde yaklaşık yüzde 190 artış ve üretimde yaklaşık yüzde 180 artış gibi etkileyici sonuçlara şahit olduk. Ayrıca global bir teknoloji markasının Malezya’da bulunan üretim tesisinde ortak bir pilot çalışmaya imza attık. Mitsubishi Electric olarak e-F@ctory otomasyon uzmanlığımızı markanın Nesnelerin İnterneti konusunda çözüm üretme uzmanlığı ile birleştiren pilot program sayesinde, arızaların önceden fark edilerek arıza gerçekleşmeden müdahale edilmesi mümkün hale geldi. Pilot program; yüksek verimlilik, önleyici bakım faaliyetleri olanağı, düşük aksam arıza oranı, düşük maliyet ve kusursuz uyum ile sonuçlandı. Tüm bu sonuçlar ise markanın yaklaşık 9 milyon dolar tasarruf etmesini sağladı.

Yeni endüstri evresinin iddialı bir oyuncusu olarak dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sanayicilerimizi geleceğin dijital fabrikalarına hazırlamak için ileri teknoloji çözümler hayata geçiriyoruz. Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde ev tipi klima üretimi gerçekleştiren Mitsubishi Electric Turkey Klima Sistemleri Üretim A.Ş. de markamızın e-F@ctory konsepti ile akıllı ve dijital bir fabrika olarak tasarlandı. Bu fabrika ile Türkiye, Mitsubishi Electric için önemli bir üretim üssü haline geldi.

Türkiye’nin önde gelen elektronik eşya üreticilerinden birinin üretim hattında ise robotlarımız ve iQ Platform PLC’lerimiz ile ‘dijital ikiz’ uygulaması gerçekleştirdik. Dijital ikiz uygulamamız sayesinde gerçek üretim hattına müdahale edilmeden üretime esneklik ve verim katmış olduk. Örneğin yetkili bir kişi, üretim hattının dijital ikizinde gerçekte yapmak istediği üretimi sadece parametresini değiştirerek simüle edebiliyor ve hedeflenen üretimin gerçek olduğu zaman ne kadar verim ile çalışacağını fiziksel olarak üretime başlamadan görebiliyor.

Mitsubishi Electric olarak dünyanın en büyük kompakt PLC üreticisi ve sayılı servo ve invertör sistemleri üreticilerinden biriyiz. Mitsubishi Electric, sektörde hızlı bir haberleşme altyapısına sahip az sayıdaki firmadan biri. Kesintisiz iletişim avantajı sağlayan çözümlerimiz, Marmaray gibi çok önemli projelerde de kullanılıyor. Ürünlerin arıza oranını yavaşlatan Akıllı PLC'ler, özellikle senkronize olarak çalışması gereken tesislerde çok hızlı çalışarak büyük bir avantaj sağlıyor. Invertörlere kolayca bağlanan Akıllı PLC'ler, ek fonksiyonlarla genişletilebildiği gibi basit kurgularla da çalışabiliyor. Akıllı PLC çözümlerimiz, çok geniş bir ürün ailesiyle hızlı ve kesintisiz şekilde haberleşiyor ve anlık raporları gönderiyor. Gıda, enerji üretim santrali, su arıtma tesisi ya da ahşap doğrama gibi birbirinden farklı alanlarda faaliyet gösteren fabrikaların ihtiyaçlarına uygun hazır fonksiyonlar ve çok hızlı algoritmalarla cevap veriyoruz.

Türkiye’de otomotiv ekipmanları ve otomotiv alanına da ileri teknolojilerimizle katma değer sağlıyoruz. Son zamanlarda, Türkiye'de öncü otomotiv markalarıyla da e-F@ctory kapsamında çalışmalar yapmaya başladık. Dünya çapında ürünlerini kendisi dizayn edip üretebilen önemli bir üreticiyiz. Yüzde yüz kalite kontrolünden geçirerek ürettiğimiz ürünlerimizi kendi fabrikalarımızda da kullanıyor ve sürekli geliştiriyoruz. Ürünlerimizin dizayn ömürlerinin çok yüksek olması fabrikalarda ani üretim aksamalarının önüne geçilmesinde önemli bir destek oluşturuyor. Bu nedenle Mitsubishi Electric ürünleri dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’nin önde gelen otomotiv üreticileri tarafından tercih ediliyor. Ek olarak Mitsubishi Electric’in Türkiye’deki ekibinin 25 yılı aşkın ciddi bir bilgi birikimi ve tecrübeye sahip olması önemli bir avantaj sağlıyor. Bizimle iş birliği yapan tüm üreticiler mühendislik gücümüzün sağladığı güvenin ve çözümün konforunu yaşıyor. MES (Manufacturing Execution System) sistemleri ile planlama, iş emri yönetimi, iş istasyon yönetimi, stok takibi, malzeme akışı ve veri toplama işlemlerini gerçekleştirebilen Mitsubishi Electric teknolojisi, yapay zekâya yakın bir yapı içinde üretime imkân tanıyor. Bant otomasyonu da dahil olmak üzere bir aracın üretime giriş noktasından satışa çıkana kadar geçen tüm sürecindeki bilgilerini topluyor ve yönetiyoruz.

Olası aksaklıklar otomotiv üreticileri için ciddi maliyet ve itibar kayıplarına neden olabiliyor. Bu noktada, üretim prosesi içerisinde doğru ürün, hizmet ve sistem çözümü konusu daha da önemli hale geliyor. Fabrikaların bu kritik üretim sürecinde sağladıkları hız ve kolaylıklarla hayati önem taşıyan robotlar, otomotiv fabrikalarında yoğun olarak kullanılıyor. Mitsubishi Electric olarak üretim bandındaki hemen her işi yapabilen insan kolu ya da eline yakın hassasiyete sahip robotlarımızla özellikle zor ve tehlikeli işlerde iş güvenliği ve işçi sağlığı açısından fabrikalara büyük bir katma değer sağlıyoruz. Sorunsuz ve hızlı üretim sayesinde hem kalite standartlarının hem de üretim kapasitesi ve iş hacminin artmasına katkıda bulunuyoruz.

Kısacası, bir otomotiv fabrikasındaki pres, kaynak, boya, montaj gibi bölümlerin içindeki tüm birimlere hizmet verebiliyoruz. Otomotiv sektörüne PLC’ler, frekans invertörleri, servolar, operatör panelleri, çeşitli SCADA yazılımları ve MES sistemlerimizle (Manufacturing Execution System) doğrudan haberleşebilen ya da MES sistemlerini kurabilecek ürünler sunuyoruz. Sanayi 4.0’a uyumlu otomasyon teknolojilerimizle fabrikalara hız, esneklik ve verimlilik kazandırıyoruz; bu nedenle Türk sanayisinin en önemli kollarından biri olan ve dijitalleşmeye en hızlı cevap veren otomotiv sektörüne sağladığımız katma değerden dolayı çok memnunuz.

Mitsubishi Electric’in robot teknolojileri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Mitsubishi Electric, endüstriyel alandaki öncülüğünü 1980’lerden bu yana robotik alanda da sürdürüyor. Markamız; yıllar içinde daha hassas, hızlı, dar alanda çalışabilen ve yüksek kuvvetlerde ağırlık kaldırabilecek robotlara odaklanmaya devam etti. Aynı zamanda yazılımsal çözümler de markamızın tasarladığı robotlarla birlikte geliyor. İyi tasarlanmış robotların hem kişiselleştirilmiş özelliklere hem de değişen üretim ve tüketim trendlerine cevap verebilmesi gerekiyor. Esneklik, kolay adaptasyon, değişen mühendislik sistemlerine uygunluk ve insanlarla birlikte çalışabilirlik, yeni endüstri sürecinin diğer olmazsa olmazları… Bu da günümüzde kolaboratif robot kavramını gündeme getiriyor.

Şubat 2020’den bu yana tüm robotlarımız yapay zekâ destekli olarak çalışıyor. İnsan ve robotların iş birliğiyle çalıştığı bir yaklaşım benimsiyoruz. Bu nedenle hem robotların hem de çalışma ortamının yapay zekâyla desteklendiği bütüncül bir sistem sunuyoruz. Mitsubishi Electric’s AI creates the State-of-the-ART in technology (Mitsubishi Electric’in AI’sı ile en yeni teknoloji) ifadesinin kısaltması olan makine öğrenmesi algoritmasını kullanan ‘MAISART’ teknolojimizle yapay zekâ tabanlı fabrikalarda ve tesislerde ekipman duruş süresini azaltırken verimliliğin artırılmasını sağlıyoruz.

Üretimde dijitalleşmenin istihdama olumsuz etkileri olur mu? Mitsubishi Electric olarak bu konuda geleceği nasıl öngörüyorsunuz ve neler yapıyorsunuz?

Dijital dönüşüm alanında öncü bir marka olarak, üretim süreçlerinde mükemmel işleyebilen sistemlerin kurulması, sorunsuz bir şekilde işletilmesi ve gerektiğinde iyileştirilmesi için her zaman insana ihtiyaç duyulacağına inanıyoruz. Dijitalleşmenin gelecekte insanların işsiz kalmasına yol açacağının düşünülmesinin aksine biz robotlar ve insanların iş birliği içinde çalışacağı fabrikaların yaygınlaşacağını öngörüyoruz. Bu da insanların emek gücünden zihin gücüne geçmesini sağlayacak. Bu noktada en önemli konu, donanımlı insan kaynağını oluşturarak dijitalleşme sürecine hazırlanmak. Biz de insan kaynaklarına ve üniversitelere daha fazla yatırım yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu doğrultuda, mühendislik fakültelerinde robot eğitim merkezleri kurulmasına katkı sağlayarak geleceğin mühendis adaylarına vizyoner bir bakış açısı sunuyoruz. Mühendislerle öğrencileri bir araya getirdiğimiz çalışmalarla da eğitime ve insan kaynaklarına katkı sağlamayı sürdürüyoruz. Pandemi döneminde de webinarlar aracılığıyla hem üniversite öğrencileri hem de sektör profesyonelleriyle buluşarak gençlere vizyoner bir bakış açısı kazandırma ve deneyimlerimizi paylaşarak onları yönlendirmeye yönelik çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Önümüzdeki dönem için planlarınız nedir?

Bugüne kadar pek çok farklı sektördeki işletmenin üretim hatlarının dijitalleşmesini ve bu sayede akıllı üretime geçmelerini sağladık. Yeni nesil endüstriyel otomasyon sistemlerimiz ve ileri robot teknolojilerimizle Türkiye genelinde uzun yıllardır çözüm sunduğumuz fabrikalarda son dönemde de özellikle montaj hatlarındaki çözümlerimiz ve varlığımızla dikkat çekiyoruz. Pek çok farklı sektörde dijital dönüşümünü gerçekleştirdiğimiz üreticilerimizden çok olumlu geri bildirimler aldık. Giderek artan bir ivmeyle bu alandaki çalışmalarımıza devam ediyor, bu sayede üreticilerin ve KOBİ’ler başta olmak üzere sanayicilerin Dördüncü Sanayi Devrimi’ne hızlı bir şekilde uyum sağlamasına imkân tanıyoruz. Fabrika otomasyon sistemleri iş kolumuzda geçmiş yıllarda olduğu gibi önümüzdeki yıllarda da Türk sanayisine Sanayi 4.0’ın gerekliliklerini anlatabilmek için ülkemizin farklı illerinde etkinlikler düzenleyerek ve organizasyonlara katılarak sanayicilerimizi bilgilendirmeyi hedefliyoruz. Pandemi dolayısıyla online etkinliklere ağırlık verdik. Gelecek nesillerin eğitimine büyük önem veren bir marka olarak da üniversitelerin mühendislik fakültelerinde robot eğitim merkezleri kurulmasına katkı sağladığımız eğitime destek projemizi de sürdürmeyi planlıyoruz. Üretim süreçlerinin yüksek teknolojiyle donatılarak dijitalleştiği Sanayi 4.0 evresinde, Türkiye’deki büyük ölçekli şirketleri ve KOBİ’leri geleceğe taşımaya ve üniversiteleri desteklemeye devam edeceğiz.

World Media Group (WMG) Haber Servisi




ETİKET :   tolga-bizel-roportaj-mitsubishi-electrik-

Tümü