
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 8. sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezî sınav, bugün Türkiye genelinde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Bu yıl, 8'inci sınıf düzeyinde toplam 1 milyon 22 bin 658 öğrencinin başvurduğu sınav iki oturum hâlinde uygulandı. Sınavın birinci oturumunda öğrenciler; Türkçe, T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ile Yabancı Dil derslerinden oluşan sözel alanda toplam 50 soru yanıtladı. Sayısal alanın test edildiği ikinci oturumda ise öğrencilere Matematik ve Fen Bilimleri derslerinden toplam 40 soru yöneltildi.
Türkçe Testinde Okuduğunu Anlama ve Zaman Yönetimi Belirleyici Oldu
Türkçe testinde öğrencilerin doğrudan bilgiye dayalı dil bilgisi kurallarını ezberlemesinden çok, metni doğru okuyup yorumlayabilme becerilerinin ölçüldüğüne dikkat çeken Eğitimci Sezer Kamir, “Anlatım bozukluğu, yazım kuralları ve noktalama işaretleri gibi klasik soru kalıpları büyük ölçüde metinlerin içine yedirilirken; sözcükte anlam, cümlede anlam ve paragraf yorumlama soruları testin ağırlık merkezini oluşturdu. Yoğun okuma gerektiren metinler, tablo ve görsel yorumlama soruları ile güçlü çeldiriciler Türkçe testini aynı zamanda bir zaman yönetimi sınavına dönüştürdü”dedi.
Ezber Bilgi Yerini Analiz Gücüne Bıraktı
Matematikte son yılların trendinin bu yıl da kendini gösterdiğine dikkat çeken Kamir sözlerine şöyle devam etti: “İlk sayfalarda yer alan ve öğrencilere nefes aldıran temel cebirsel ifadeler, bilimsel gösterim veya köklü sayılarda basit dört işlem sorularının ağırlığı iyice azaltılmış. Onların yerine "Doğrusal Denklemler" “Grafik Yorumlama" ve "Eşitsizlikler" konuları hikaye içinde sınavın gövdesini oluşturmuş. Sınavın asıl belirleyici ve seçici kısmı ise kesinlikle Geometri alanından geldi. Üçgenlerde eğim, benzerlik ve yardımcı elemanlar ile katı cisimlerde silindirin hacim-yüzey ilişkisini sorgulayan sorular hem sayıca artmış hem de birden fazla konuyu aynı soru içinde birleştirmiş. Bu durum, formül ezberleyen öğrencileri zorlarken, geometrik mantığı kavrayan ve şekli zihninde evirip çevirebilen öğrencileri öne çıkardı.
Fen Bilimleri testinde teorik bilgiyi doğrudan sorgulayan soru tipleri yerine, deney düzenekleri ve değişken analizleri üzerinden kurgulanan sorular öne çıkardı. Özellikle basınç, madde ve endüstri ile DNA ve genetik kod ve ısı ile kalıtım ünitelerinde yorumlama ve neden-sonuç ilişkisi kurma becerileri belirleyici rol oynadı. İnkılap Tarihi testinde kronolojik bilgi ve ezbere dayalı soru anlayışının yerini kavramsal yorumlama becerileri aldı. Aslında öğrencilerden tarihsel olayları sadece bilmeleri istenmedi. Bu olayların arkasındaki temel ilkeleri ve düşünsel zemini doğru analiz etmeleri istendi. Millî egemenlik, tam bağımsızlık ve çağdaşlaşma gibi kavramları içselleştirmiş öğrenciler soruları daha rahat çözebildi.”
Din Kültürü ve İngilizce Soruları Düşünme Becerilerini Test Etti
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi testinde doğrudan bilgi ölçen soru sayısının sınırlı kaldığının altını çizen Kamir, “Yorumlama ve çıkarım becerilerinin ise ön plana çıktığı görüldü. Sorular, öğrencilerin dini kavramları günlük yaşamla ilişkilendirme ve ahlaki durumlar üzerinden değerlendirme yapabilme yeteneklerini ölçmeye yönelik hazırlandı. Bu yönüyle test, bilgi kadar düşünme ve anlamlandırma becerisini de değerlendirdi. İngilizce testinde klasik diyalog tamamlama ve doğrudan kelime bilgisi sorularının yerine, okuduğunu anlama ve bağlamdan anlam çıkarma becerilerini ölçen soru tipleri ağırlık kazandı. Grafikler, tablolar, davetiyeler ve kısa metinler üzerinden öğrencilerin analitik okuma becerileri değerlendirildi. Kelime bilgisi doğrudan sorgulanmak yerine, öğrencilerin sözcüklerin anlamını metnin genel bağlamından çıkarmaları beklendi” ifadelerini kullandı.
World Media Group (WMG) Haber Servisi
Egitim
Egitim
Egitim