
Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için gerekli olan prim günü ve sigortalılık süresi, kişinin ilk işe giriş tarihine göre farklılık göstermektedir. Melis Elmen, hak kaybı yaşanmaması adına şu tablonun dikkate alınması gerektiğini belirtti:
Bu şartları sağlayan çalışanlar, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) alacakları “kıdeme esas yazı” ile işverenlerine başvurarak, ihbar süresi beklemeksizin tazminatlarını alıp işten ayrılabilirler.
Prim günü eksik olan sigortalılar için "borçlanma" yönteminin büyük bir fırsat olduğunu ifade eden Elmen, şu örneklerle süreci özetledi:
"Örneğin; 7.000 prim gününe ulaşmak için 300 günü eksik olan bir çalışan, bu süreyi çalışarak doldurmak yerine; askerlik, doğum, yurtdışı veya doktora borçlanması yaparak tamamlayabilir. Aynı şekilde, 25 yıl şartını doldurmasına rağmen prim günü eksik kalan bir çalışan, doğum borçlanması gibi yöntemlerle gün sayısını artırarak tazminat hakkını erkene çekebilir."
Borçlanma işleminin sadece gün sayısını artırmak olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Melis Elmen, sürecin teknik detaylarına dikkat çekti. Yanlış yapılan bir borçlanmanın ileride bağlanacak emekli maaşını düşürebileceğini veya sigortalılık statüsünü (SSK, Bağ-Kur vb.) olumsuz etkileyebileceğini belirtti.
Dikkat Edilmesi Gereken Temel Unsurlar:
Sonuç olarak; kıdem tazminatı hakkını korumak ve hem tazminat hem de emeklilik sürecini sağlıklı yönetmek isteyen çalışanların, borçlanma öncesinde profesyonel bir analiz yaptırmaları tavsiye edilmektedir.
Melis Elmen Sosyal Güvenlik Uzmanı
World Media Group (WMG) Haber Servisi
Ekonomi
Ekonomi
Ekonomi