İstanbul’un En Havalı Semti : Kadıköy

İstanbul’da ‘yaşamdan keyif alanların’ eğlence mekanı tercihleri son çeyrek asırdır önemli bir değişim geçirdi. Son birkaç yüzyılda bu konuda önemli bir merkez olan Beyoğlu ve İstiklal caddesi artık Kadıköy’e “bayrağı kaptırdı” diyebiliriz.

15:12:37 | 2020-09-15

Kadıköy M.Ö 10 Yüzyılda; meyvelerden  işlenmiş sıvıları (Zeytinyağı  - Şarap)  Akdeniz havzasına başarıyla dağıtan tarihin ilk “deniz kolonyalist” devleti diyebileceğimiz Fenikeliler tarafından kuruldu. Deniz ticaretinin ve deniz koloniciliğinin atası Fenikeliler; Günümüzde Fikirtepe olarak bilinen bölgede, Harhadon adıyla anılan bir ticaret kolonisi oluşturdu. Bu ilk yerleşimin karşısındaki, Moda Burnu ile Yoğurtçu arasındaki bölgede ise Halkedon (Bakır  Ülkesi) adıyla  ikinci bir yerleşimin daha oluşturulduğu görülmektedir. Haydarpaşa Çayırı’nda ise bu dönemde Halkedonlular tarafından at yarışları düzenlendiği bilinmektedir. Kadıköylü hemşehrilerimiz o zamandan; eğlenceye ve spora ilgi duyan son derece sosyal insanlarmış .

Kadıköy’de bu yerleşimler oluşurken; M.Ö 6. Yüzyılda Bizans’ın ve İstanbul’un  kurucusu olarak tarih kitaplarının kaydettiği Magara Kralı Byzas Efendi Sarayburnu sırtlarından bakarak Kadıköy’e “Körlerin Şehri / Kalkedon” yakıştırmasını daha yapmamıştı dikkatinizi çekerim.

Halkedon bölgesinin çevresinin Osmanlı denetimine geçmesi ise 1350’li yılları bulmaktadır.  Kadıköy, Lale Devri, yani 18. Yüzyılda bir mesire alanı olarak rağbet görmüştür. Haydarpaşa, Yoğurtçu, Moda ve Kuşdili çayırları ile Uzun Çayır bölgeleri, halk tarafından sevilmiş ve benimsenmiştir. Ancak Kadıköy’ün gelişimi, esas olarak 19. Yüzyıla dayanmaktadır. Selimiye Kışlası ve Hardarpaşa Askeri Hastanesi gibi  önemli yapılar, bölgenin çehresini değiştirmiş ve önemini arttırmıştır. Bu gelişmelere ilave olarak, şehir içi vapur işletmeciliğinin başlaması ve Haydarpaşa - İzmit demiryolunun  kullanıma açılması, Kadıköy’ü İstanbul’un önemli semtlerinden bir haline getirmiştir.

1876-1909 yıllarında; Göztepe, Erenköy, Bostancı çevresinde önemli devlet adamlarının yaptırdıkları köşkler yükselmeye  başlar. Levanten ve gayrimüslimlerin de, Fenerbahçe tarafında geniş araziler satın aldığı ve yazlık köşkler yaptırdıkları biliniyor.  Hasanpaşa Gazhanesi’nin 1892 yılında faaliyete geçmesi, hemen akabinde, 1894 yılında semte şehir suyu verilmesi Kadıköy’ün gelişimini hızlandırmıştır. 1860’lardaki birinci imar operasyonlarından pay alamayana Kadıköy, 1912-1914 yılları arasında Cemil Topuzlu döneminde, ikinci imar operasyonlarında bazı önemli imar gelişmelerine sahne olmuştur. Yol yapımı ve altyapı uygulamalarının yanı sıra Kadıköy’de  Kuşdili Deresi’nin kıyısında Yoğurtçu Parkı da inşa edilmiştir. İskele Meydanında bulunan belediye binası da bu dönemde yapılmıştır.

Cumhuriyet öncesinde Kadıköy, İstanbul’un en gelişmiş semtlerinden biri olma özelliğine sahip olmuştu.  Ancak, zamanında İstanbul’un daha büyük ve önemli bir merkezi olan Üsküdar Sancağı’na (1869 yılında)  bağlanmış olan Kadıköy,   1 Eylül 1930’da ilçe olabilmiştir. Bu yıllarda Kızıltoprak ve Erenköy Kadıköy’ün iki bucağını oluşturmaktaydı.

1938-1949 arasında Dr. Lütfi Kırdar, Vali ve Belediye Başkanı olarak görev yapmıştır. Kırdar’ın döneminde, İstanbul’daki üçüncü imar operasyonlarını oluşturulurken, Kadıköy’de de önemli projeler gerçekleştirilir. Kadıköy bölgesinin kuzeyinde inşa edilen yeni Ankara Yolu ile şehirler arası trafik, yerleşim alanı dışına çıkarılmış, aynı zamanda da semtin psikolojik sınırı oluşturulmuştur.

Kadıköy’ün karakteristik yapısı  ise 1960’larda bir dönüşüm geçirir. Kadıköy’de ticaret ve hizmet sektörlerinin yoğunlaşma göstermesi 1960’lar sonrası burada; kent burjuvazisinin ve küçük burjuvazisinin yoğunlaşmasına sebep olur. Bu da tarihsel kökleri hayli güçlü olan yerleşime bir de modernist bir hava katar.

İnsan yapısındaki bu değişim ilçenin sosyo – kültürel  yaşamında da önemli değişimlerin temellerini atar. 1960’lardan 1995’lere kadar  yavaş yavaş ilerleyen bu olgu;  1995 yılında İstanbul’un ve eğlence merkezi ilçelerindeki yönetimsel değişimler sonucu hızla istanbul’un eğlence merkezi hüviyetine bürünür.

Kadıköy’de  minimum bütçeyle maksimum eğlenebilirsiniz

İngiltere'de bulunan seyahat dergisi Time Out geçtiğimiz yıllarda Kadıköy'ü ‘en havalı 50 semt' listesine aldı. ABD'nin önde gelen gazetelerinden New York Times'ta da Kadıköy ile ilgili bir yazı yayımlandı.

Yazıda, ‘alışveriş, mükemmel yiyecek, renkli sokaklar için’ yarım milyondan fazla insanın akın ettiği Kadıköy’ü keşfetmek için haftalar harcanabileceği belirtildi. Yazıda Yeldeğirmeni bölgesine özel önem verilirken, Recaizade Sokak’taki eski eşyaların satıldığı noktalara, Karakolhane Sokak’ta yer alan sokak sanatlarına değinildi. Kadıköy’de dondurmadan kahvaltıya, kafeden restoranta kadar pek çok işletmeyi adres gösteren ve yiyeceklerini öven yazar, Caddebostan Dalyan Park’ta çimlerin üzerinde eğlenen yurttaşlardan bahsetti. Kadıköy’deki kültür ve sanat hayatının hayranlık verici olduğu belirtilen yazıda, Moda Sahnesi ve Süreyya Operası’ndan da övgüyle bahsedildi.

Bu yazılarla Kadıköy   Yerel  - Ulusal ününü uluslararası arenaya da taşımış oldu.  Yine Time Out  Dergisinin Eylül 2020 tarihinde hazırladığı “en havalı yerler” listesinde Kadıköy 43'üncü sırada yer aldı.  

İstanbul’un Asya tarafında, Marmara Denizi’nin kıyısında bulunan Kadıköy son birkaç senede popüleritesini arttırdı. Yeni açılan; yüzlerce kafe, restorant,  bar, tasarım stüdyoları ve dükkanlar, burayı Avrupa yakasının keşmekeşinden uzaklaşmak isteyenlerin sıkça ziyaret  ettiği  bir ortama dönüştürdü.

Kadıköy’ün Şemsiyeli Sokağı Herkesin Dikkatini Çekiyor

Kadıköy’de eğlencenin kalbi ise  bu günlerde “Şemsiyeli Sokakta” atıyor. Birbirinden farklı duvar resimleri ve çiçekler ile  Piri Çavuş Sokağı  artık Şemsiyeli Sokak  olarak anılmaya başladı.  Bu ismi “sokağın tavanındaki” rengarenk şemsiyelerden alıyor tabi ki.   Sokak, sadece İstanbulluların arasında değil yabancı turist ve gezginler için de uğrak yeri. Bu sokakta farklı estetik algısı, güleryüzlü hizmet anlayışıyla ile Leylek Bistro  dikkat çekiyor.  Leylek Bistro’nun sahibi Ergin Öncü’nün, göstermiş olduğu yoğun çaba ve çalışmaları bu sokağı başka bir çehreye büründürmüş. 

Leylek Bistro’nun Sahibi Ergin Öncü Son dönemde Kadıköy’de yaşanan değişim ile ilgili şunları dile getirdi : “ Son birkaç  yıldır hem Kadıköy, hem de bizim sokağımıza yoğun bir ilgi olduğunu söylemek gerekiyor. Geçen yıldan bu yana yaşanan pandemi süreci başlamadan önce mekanlar son derece verimli çalışıyorlardı. Pandemi süreci bu durumu biraz etkiledi. Ancak “yeni normal” koşullarında tekrar eski hareketli günlere dönmeyi bekliyoruz. Onun için de kendimizi ve sokağımızı yeni bir estetik anlayışıyla yeni baştan dizayn ediyoruz. Bunun yanı sıra Leylek Bistro olarak da, sıkı önlemler aldık, hijyen ve sosyal mesafe kurallarına çok dikkatli bir şekilde  riayet ederek yeni normale hazırlandık. Herkesi Kadıköy’e, Şemsiyeli Sokağa ve Leylek Bistro’ya bekleriz.” 

Yeni normal sürecinde; Kadıköy’ün nezih ortamında eğlenmek ve sosyalleşmek isteyenler için “körler diyarının” şemsiyeler sokağı  ve Leylek Bistro ideal bir seçenek gibi duruyor.

İlker Kaplan

World Media Group / www.ekonomiknokta.com

turizm ve tarih yazıları




ETİKET :   kadikoy-semsiyeli-sokak-leylek-bistro-eglence

Tümü