İklim değişikliği COP31’e taşınıyor

İklim değişikliği, su kaynakları ve enerji ilişkisi Doğu Karadeniz Havzası üzerinden COP31’e taşınıyor.

02:08:32 | 2026-10-21

İstanbul Rumeli Üniversitesi, iklim değişikliğinin su kaynakları ve enerji üzerindeki etkilerini Doğu Karadeniz Havzası üzerinden inceleyen projesiyle COP31’de Türkiye’nin iklim gündemine bilimsel katkı sunacak. “İklim Değişikliğinin Su Kaynakları ile Enerji Üzerindeki Etkisi ve Doğu Karadeniz Havzası Örneği” başlıklı proje, COP31 Blue Zone Türkiye Pavilion kapsamında kabul edildi.

İstanbul Rumeli Üniversitesi İklim Değişikliği Komisyon Başkanı ve Sıfır Atık Takım Lideri Prof. Dr. İbrahim Yüksel’in yürüttüğü proje, COP31 Yan Etkinlik ve Paydaş Katılımı başvurusunun ardından programa dahil edildi. Çalışma, COP31 sistemi içerisinde COP31 Blue Zone Türkiye Pavilion başlığı altında SE-BZ-TUR-2026-000804 referans numarasıyla kayıt altına alındı.

9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31’de sunulacak proje, iklim değişikliğinin su ve enerji kaynakları üzerindeki etkilerine odaklanıyor. Doğu Karadeniz Havzası üzerinden yürütülen çalışma, bölgedeki su kaynaklarının mevcut durumunu ve iklim değişikliğinin bu kaynaklar üzerindeki olası etkilerini ortaya koyarken, kaynakların daha verimli kullanılmasına yönelik çözüm önerilerine de yer veriyor.

Doğu Karadeniz Havzası çalışmanın merkezinde

Türkiye’nin zengin su kaynaklarına sahip bölgelerinden biri olan Doğu Karadeniz Havzası, iklim değişikliğinin bölgesel etkilerini ortaya koymak açısından projenin önemli çalışma alanlarından birini oluşturuyor.

Havzanın su kaynakları, değişen iklim koşulları ve bu değişimlerin kaynakların kullanımına yansımaları üzerinden bir değerlendirme yapılırken, su varlığının uzun vadede korunması ve daha etkin kullanılması için uygulanabilecek yöntemler de çalışmanın gündeminde yer alıyor.

Projenin dikkat çektiği temel konulardan biri ise su ve enerji arasındaki ilişki. Enerji üretiminden tarıma, sanayiden günlük yaşama kadar pek çok alanın su kaynaklarıyla doğrudan bağlantılı olması, iklim değişikliğinin bu iki temel kaynak üzerindeki etkilerinin birlikte düşünülmesini gerektiriyor.

Su ve enerji arasındaki bağlantı öne çıkıyor

İklim değişikliği, su kaynaklarının miktarı ve kullanım biçimi kadar enerji sistemleri üzerinde de önemli değişikliklere yol açıyor. Su kaynaklarındaki değişim enerji üretimini etkilerken, enerji üretimi ve tüketimi de su kaynakları üzerinde baskı oluşturabiliyor.

İstanbul Rumeli Üniversitesi’nin projesinde bu karşılıklı ilişki üzerinden hareket edilerek, iklim değişikliğinin su ve enerji kaynakları üzerindeki etkileri birlikte inceleniyor. Çalışmada kaynakların daha verimli kullanılması, mevcut risklerin azaltılması ve sürdürülebilir kaynak yönetiminin güçlendirilmesine yönelik bilimsel yaklaşımlar öne çıkıyor.

Doğu Karadeniz Havzası üzerinden elde edilecek veriler, bölgesel ölçekte yaşanan değişimlerin yanı sıra Türkiye’nin su ve enerji kaynaklarının geleceği açısından da önem taşıyor.

Projede farklı disiplinlerden akademisyenler yer alıyor

İstanbul Rumeli Üniversitesi’nin COP31 çalışması, farklı uzmanlık alanlarından akademisyenlerin katkısıyla yürütülüyor. Projenin yürütücülüğünü Prof. Dr. İbrahim Yüksel üstlenirken ekipte Prof. Dr. Osman Çakmak, Doç. Dr. Sibel Doğan, Doç. Dr. Adil Yiğit ve Dr. Öğr. Üyesi Hakan Kuru bulunuyor.

Farklı akademik disiplinlerin bir araya geldiği proje, iklim değişikliği, su kaynakları ve enerji arasındaki bağlantıya farklı açılardan bakıyor. Bu kapsamda bölgesel veriler ile bilimsel değerlendirmeler bir araya getirilerek sürdürülebilir kaynak yönetimi konusunda uygulanabilir öneriler geliştiriliyor.

Doğu Karadeniz’den COP31’e uzanan bilimsel çalışma

İstanbul Rumeli Üniversitesi’nin COP31 kapsamında sunacağı proje, Doğu Karadeniz Havzası üzerinden Türkiye’nin su ve enerji kaynaklarının iklim değişikliğinden nasıl etkilendiğine dikkat çekiyor.

Çalışma, iklim değişikliğini yalnızca çevresel sonuçları üzerinden değil, su güvenliği, enerji kaynakları ve doğal kaynakların sürdürülebilirliğiyle birlikte değerlendiriyor. Bu yönüyle proje, bölgesel bir havzadan yola çıkarak Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede karşı karşıya olduğu kaynak yönetimi sorunlarına da ışık tutuyor.

İstanbul Rumeli Üniversitesi’nin COP31 Blue Zone Türkiye Pavilion kapsamında yer alacak projesi, Doğu Karadeniz Havzası’ndan elde edilen bilimsel verileri uluslararası iklim gündemine taşıyarak Türkiye’nin su ve enerji kaynaklarının geleceğine ilişkin tartışmalara katkı sunacak.

World Media Group (WMG) Haber Servisi




ETİKET :   iru-cop

Tümü
G-E326TP51F5