Herşey Yeni Başlıyor !...

Geçtiğimiz haftalarda mali piyasalarda ve ekonomide yaşananlar ile hiçbir şey bitmiş değil; her şey yeni başlıyor. Ana fay hattını tetikleyecek ilk enerji boşalmasını geçtiğimiz hafta sonu Merkez Bankası’nda gerçekleştirilen değişim sonrası yaşadık. Şimdi ana kırılma ve artçıları bekleyebiliriz.

03:40:59 | 2021-04-01
İlker Kaplan
İlker Kaplan      gazete.haber@gmail.com

Geçtiğimiz haftalarda Merkez Bankası rutin toplantısında piyasaların beklentisi olan 200 baz puan faiz artışı hayata geçirilmişti. Ardından bir “geceyarısı kararnamesi” ile görevden alınan Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın yerine  Şahap Kavcıoğlu bu göreve getirilmişti. İşte piyasalarda bombanın fitili de bu şekilde ateşlenmişti.

Hafta sonu Asya piyasaları açıldığında biz de akşam saatleriydi. Dolar neredeyse yüzde 20 değer kazanmış ve TL karşısında 8.40 seviyelerinde işlem görür duruma gelmişti. Bu piyasalarda sert bir dalgalanma olacağının işaret fişeğini çaktı. Naci Ağbal ile birlikte hükümet piyasalara “sıkı para ve faiz politikası” izleyeceğinin garantisini vermişti. Ancak bir “gece kararnamesi” ile görevden alınması piyasalarda tedirginlik yarattı ve dışarıdan sıcak para getiren yatırımcıyı korkuttu. Şimdi bu yatırımcı oluşan güvensizlik ortamında Türkiye’den kaçışın yöntemlerini aramaya başladı. Bu kaçış kısa vadede gerçekleşebilir.  İngiltere SWAP Piyasalarındaki bu hafta içi yüzde 1500’lere varan faizle gerçekleştirilen TL işlemleri de bahsettiğimiz hazırlığın ön çalışması.

Geçen hafta yaşadığımız gelişmeler ekseninde; Borsa 155 binlerden, 125 binlere kadar çekildi. Bu düşüşü önlemek için iki kez devreye  “kesici” girdi. Şu anda; 140 bin seviyesinde kısa aralıkta dalgalanıyor.

Yaşanan bu süreçten elde kalan ise, Türkiye piyasalarına güven yitimi oldu. Rusya, ABD ve AB ekseninde bir çok piyasa uzmanı; TL’de yaşanan değer yitimi ve güven kaybına vurgu yapan yazılar yayınladı. Nisan 2021’den başlayarak, Aralık 2021’e kadar devam edecek süreçte; Türk Lirası için daha zor geçecek.

Ülkemizin brüt dış borç stoku 435,1 milyar dolar. Stokun milli gelire oranı yüzde 59,1. Türkiye'nin net dış borç stoku da aynı dönemde 262,2 milyar dolar olarak belirlendi. Stokun milli gelire oranı yüzde 35,6 olarak kayıtlara geçti. Yalnızca bu yıl için çevirilmesi gereken dış borç 190 milyar dolar.   Bu, dolar bir lira değerlendiğinde dış borcumuzun 190 milyar lira artması anlamına geliyor. Merkez Bankası rezervleri şu anda SWAP’ları çıkardığınızda eksi 43 milyar dolar. S 400 ve   Halkbank Davası ekseninde hayata geçirilecek olan ABD/CAATSA yaptırımları da olumsuz gelişmelere “tuz biber” ekecek. Yaşanan gelişmelerin üzerine bu rakamları ve siyasal atmosferi  eklediğinizde işin daha da zor hale geldiğini görürsünüz.

Bir an önce müdahale edilmezse daha önce yazdığımız yazılarda belirttiğimiz gibi “Arjantin durumuna” düşmemiz sürpriz olmaz. Müdahaleden kastımız; faizle kuru dengelemek değil. Köklü ekonomik reformlar ve uzun vadeli planlı üretim ekonomisine geçiş.

Hadi hepimize kolay gelsin!!!

Sosyal Medya hesaplarımızdan da bizi takip etmeyi unutmayın  

https://www.facebook.com/ekonomiknokta

https://www.instagram.com/ekonomiknokta/

https://www.linkedin.com/.../world-media-group-ekonomik...   

https://twitter.com/ekonomiknokta




ETİKET :   ilker-kaplan-hersey-yeni-basliyor

Tümü