Bas Bas Paraları…

Türk Lirasının Tüm Ticari Metalar (dolar – euro – altın – gümüş vs….) karşısında değeri düşüyor…Para basmaya devam edildiği sürece de değer yitimi sürecek.

03:40:59 | 2021-04-01
İlker Kaplan
İlker Kaplan      gazete.haber@gmail.com

Türkiye ekonomisi ağırlıklı olarak ithalata dayalı bir özellikte. Üretim düştükçe de ithalat artmakta...Arz - Talep dengesinin arasındaki makas açıldıkça; ithalat ve ihracat arasındaki makasta aleyhimize açılmakta.

Katma değer yaratan ürünler ortaya koyarak dünya piyasalarında yer edinmediğiniz sürece de para biriminiz dünyanın tüm para birimleri karşısında değer kaybetmeyi sürdürür. Ayrıca İthalata dayalı döviz rezervinizi belirli bir dirençte tutamazsanız, içeride ihtiyaçlarınızı karşılamak için karşılıksız para basmaya kalkarsınız; bu da para biriminiz dünyanın para birimleri karşısında değerini düşürür. Hepimiz birden yoksullaşırız. ATM’den çektiğiniz yıpranmamış her yeni para ‘ekonominizin yavaş yavaş bittiğine’ işarettir. Kısaca liberal  iktisadın temeli “ARZ – TALEP” dengesine dayanır ve piyasada bir meta ne kadar fazlaysa o kadar değeri düşer. Karşılıksız bastığınız her Türk Lirası, Arz fazlası yaratacağı için, paranızın değerini düşürür. liberal iktisadın ABC’si budur.

O Zaman Şimdi Matematik Zamanı

Türkiye’yi yönetenler, 2009 senesine kadar; memleketin birikimlerini satarak ve bir şekilde ABD’nin sıcak para politikasına (dünyaya dolar pompalamasına) sırtını yaslayarak ekonomiyi götürdü. Ne olduysa ondan sonra oldu. 2009 senesinde 1.5 TL olan dolar yavaş yavaş hissettirmeden yükselmeye başladı. Ocak 2009 – Şubat  2020 arasında yaklaşık olarak 122  milyar lira civarı para basıldı. Ocak 2009’da 38 milyar 340 milyon 278 bin 128 lira 30 kuruş olan tedavüldeki para miktarı, şubat 2020’de  160 milyar 362  milyon 802 bin 380  Türk Lirasına ulaştı. Bu rakam nisan 2020’de ise; 177 milyar 893 milyon 591 bin  488 TL oldu. Ekim 2021’de   ise  tedavüldeki banknot miktarı 233 milyar 520 milyon 308 bin 155 Türk  lirayı buldu. Kasım ve aralık  ayı içerisinde bu rakamın ortalama 300 milyar Türk Lirasını bulacağı ve hatta aşacağı tahminini yapabiliriz  (MERKEZ BANKASI VERİLERİ). Özetle; 2009’da tedavüldeki banknot tutarı 38 milyar TL. 2021 Kasımında tedavüldeki banknot tutarı  yaklaşık 250 milyar TL. merkez bankası rezervlerindeki karşılığı ise; yaklaşık olarak bunun sekizde biri civarında. Doların (2009’da) 1.54 liradan , 2021 kasım ayında an itibariyle 10.00 lirayı aşması ve 13 liraya “yelken açması” yani yaklaşık sekiz kat değer kazanması karşılıksız basılan liranın eseri. Tersinden söylersek; Türk lirasının yaklaşık sekiz  katı değer kaybetmesi –ve sekiz kat yoksullaşmamızın sebebi- karşılıksız basılan paradan ve basit bir matematikten ibaret. Matematik yalan söylemez. Peki son iki  aydır neden bu kadar çok Türk lirasında düşüş var? Onun da sebebi 2009 senesinden bu yana basılan  yaklaşık 200 milyar liranın 37  milyar lirası son 2 ayda basıldı. Ekonomide covid -  19 ve (faiz sebep enflasyon sonuç etkisi ! ) diyebiliriz. Kasada para yok. Maaşların ödenebilmesi için para basmaktan başka çare bulamıyorlar. Tabi bu durumun sürdürülebilir tarafı yok. Yönetim  ekonomiyi çok zora sokmuş durumda. Bunu önümüzdeki yıl daha fazla hissedeceğiz 

Türkiye’yi yönetiyormuş gibi yapanlar; yandaş   besleyen bir sistem kurdu. Çapsız, liyakatsiz insanlar devlet bürokrasisinde kendine yer buldu. Çapsız deyince ‘Jöleli danışman’ aklıma geldi. Şimdi ne yapıyordur acaba… Ülkeyi yönetenler üretmedi ve elimizdekileri de sattı. Ekonomiyi kötü yönetti. Onun için bu durumdayız. “Dış  güç” masalı ile açıklanacak bir durum yok ortada. 20  yıl yıkım ekibi gibi çalıştılar.

Çözüm Uzun Vadede Üretim Ekonomisi

 

Türk lirasını değer kaybını gidermek için içeride faizlerle oynamanız da (azaltıp - artırmanız) palyatif bir çözüm. Geçici bir süre paranızın değerini korur. Sonrasında daha büyük bir düşüşle karşılaşırsınız. Oyunu kurallarına göre oynamak zorundasınız. Oyunu kurallarına göre oynamazsanız, oyunun dışında kalırsınız. Geçen yazılarımızda da vurguladığımız gibi, hiçbir katma değer yaratmayan inşaat sektörüne gerçekleştirilen yatırımların ülkemizi getirdiği nokta ortada; artık üretim sektörüne ağırlık vermek gerekiyor. Bir zihniyet değişimi gerekiyor. Ancak biz bunları söylerken; Üretime ağırlık vermek yerine fabrika satmaya devam ediliyor. Ülkeye yazık ediliyor.  

Sosyal Medya hesaplarımızdan da bizi takip etmeyi unutmayın  

https://www.facebook.com/ekonomiknokta

https://www.instagram.com/ekonomiknokta/

https://www.linkedin.com/.../world-media-group-ekonomik...   

https://twitter.com/ekonomiknokta




ETİKET :   ilker-kaplan-bas-bas-paralari

Tümü