Üçay Mühendislik İcra Kurulu Üyesi ve İklimlendirme Grup Direktörü Özgür Şahin, gezegenimizi tehdit eden iklim değişikliği ile etkin bir şekilde mücadele etmek için iklimlendirmede ‘ısı pompası’ kullanımının önemine dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ve Küresel Binalar ve İnşaat İttifakı (GlobalABC) tarafından yayınlanan rapora göre, dünyada tüketilen enerjiden yüzde 34 pay alan binalar, küresel karbon emisyonlarının yüzde 37'sini oluşturuyor. Binalarından kaynaklanan emisyonları azaltmak içinse ısıtma ve soğutma sistemlerinde fosil yakıt kullanılmaması ve verimli cihazların tercih edilmesi öneriliyor. Çünkü binalarda kullanılan enerjinin yüzde 50’si ısıtma ve soğutma sistemleri tarafından tüketiliyor.
Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında düzenlenen “Gözden Geçirilmiş Binalarda Enerji Performansı Direktifi” de binalardaki ısıtma ve soğutma sistemlerinden fosil yakıtların kademeli olarak kaldırılmasını ve binaların 2035'e kadar enerji tüketimlerini yüzde 20-22 azaltmalarını hedefliyor.
Üçay Mühendislik İcra Kurulu Üyesi ve İklimlendirme Grup Direktörü Özgür Şahin, gezegenimizi tehdit eden iklim değişikliği ile etkin bir şekilde mücadele etmek için iklimlendirmede ‘ısı pompası’ kullanımının önemine dikkat çeken açıklamalarda bulundu:
“Müstakil evlerin, ticari işletmelerin ve endüstriyel tesislerin ısıtmasında, doğal gazla çalışan bir sistem yerine verimli ve çevre dostu çözümler sunan ısı pompası kullanarak sera gazı emisyonlarını azaltmak mümkün. Çünkü fosil yakıtlı ısıtma sistemlerinde ısı, bir kimyasal reaksiyon sonucu ortaya çıkıyor.
Kullandığı enerjinin 4 katı kadar enerji üretiyor
Isı pompaları ise enerjiyi ortamdaki havadan, topraktan veya yeraltı suyundan alıyor. Enerjinin yüzde 80’ini doğadan yüzde 20’sini ise elektrikten sağlayan ısı pompaları, elektriği ısı üretmek için değil, hava veya toprak gibi bir ısı kaynağından ısıyı taşımak için kullanıyor. Bu sayede yüzde 300 ila 400 daha verimli çalışıyor ve kullandığı enerjinin 4 katı kadar enerji üretiyor. Bir gaz kazanı ise genellikle yüzde 92 ila 94 verimlilikle çalışıyor. Isıtma ve sıcak su sağlamak için kullanıldığı enerjinin yaklaşık yüzde 8'ini kaybediyor. Bu nedenle ısı pompası, geleneksel sistemlerden 4 kat daha verimli çalışıyor” dedi.
Özgür Şahin konuşmasında, ısı pompası sistemlerinin yüksek verimli çalışabilmesi için projelendirme ve kurulumun önemine de dikkat çekti:
Ürün seçiminde dış hava sıcaklığı önemli
“Isı pompası sistemlerinin yüksek verimli çalışabilmesi için doğru mühendislik hesabı yapmak oldukça önemli. Örneğin ürün seçiminde dış hava sıcaklığını dikkate almak gerekiyor. Çünkü dış hava, ısı pompalarının çalışma performansını etkileyen en önemli hususlar arasında yer alıyor.
Isı kayıpları doğru hesaplanmalı
Ayrıca yapıdaki ısı kayıplarını doğru hesaplamak gerekiyor. Çünkü iyi yalıtılmış bir yapıda daha düşük kapasiteli bir ısı pompası kullanılarak, ilk yatırım maliyetinin düşmesi sağlanıyor.
Ekipman seçiminde kapasite hesabı doğru yapılmalı
Isı pompası, kış aylarında yapıyı ısıtabilmek için sıcak su, yaz aylarında ise soğutmak amacıyla soğuk su üretiyor. Kışın üretilen sıcak suyun yaşam alanına aktarılabilmesi için yerden ısıtma, fancoil, radyatör gibi ekipmanlar; ısı pompasının yazın ürettiği soğuk suyun eve taşınması içinse fancoil sistemi kullanılıyor. Sistemin doğru çalışması için bu cihazların kapasite hesabını da doğru yapmak gerekiyor.
İnverter kullanılarak gereksiz enerji sarfiyatı önlenmeli
Ayrıca inverter kullanılarak sistem üzerindeki sıcaklık sensörleri ile mekânın anlık olarak ihtiyaç duyduğu ısıtma veya soğutma sağlanarak gereksiz enerji sarfiyatı önlenebiliyor.
Sıcak su depolama tankı doğru hesaplanmalı
Isı pompası aynı zamanda kullanım sıcak suyu da üretiyor. Bunun için de bir sıcak su depolama tankına (boyler) ihtiyaç duyuluyor. Sıcak su depolama tankının doğru hesaplanması için iç mekanda kullanılacak; banyo sayısını, banyo armatürlerini, jakuzi veya küvet sayısını dikkate almak gerekiyor.
Tüm bunları sağlayabilmek ve olası hataları önlemek için sistemin projelendirilmesi ve uygulamasında alanında uzman firmalarla çalışmak kritik önem taşıyor. Üçay Mühendislik olarak, bu konuda müşterilerimize, anahtar teslim sistem kurulum hizmeti veriyoruz” dedi.
ÜÇAY GRUP
Mühendisliği, kurum kültürünün merkezinde konumlandırarak, çevreye duyarlı sistemler oluşturmak amacıyla 2000 yılında İstanbul’da kurulan Üçay Grup, bugün bünyesinde; Üçay Mühendislik, Isomer, Evjet şirketlerini ve EVREKAA Ar-Ge Merkezi’ni barındıran bir grup şirketidir. Üçay Grup; İklimlendirme, enerji, E-Mobilite (Elaris markası ile), elektrik, mekanik ve teknoloji alanında müşterilerine kaliteli ürün ve hizmetler sunmaktadır.
World Media Group (WMG) Haber Servisi