Avrupa daraldı yeni pazarlara ihtiyacımız var

Yerli sanayinin ve ihracatın otorite kurumları 5. Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesinde bir araya geldi. Türkiye İhracatçılar Meclisi ve ASKON’un tepesindeki isimler üretimden ihracata dünyadaki ve özellikle ABD pazarındaki güncel gelişmeleri değerlendirdi

23:34:54 | 2026-10-05

 

 

 

Güvenilir Ürün Platformu tarafından düzenlenen 5. Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi, “Yerli ve Milli Kahramanlar” ana temasıyla İstanbul’da gerçekleştirildi. Zirve kapsamında düzenlenen “Ekonomideki Son Gelişmeleri Onlardan Dinleyin: Kaynaklar ve Kaynak Yaratanlar” paneli; küresel ekonomideki zorlukları, yeşil dönüşümü, ihracattaki fırsatları ve rekabet koşullarını masaya yatırdı.

Moderatörlüğünü İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener’in üstlendiği panele; TİM Başkan Vekili ve  İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz ile ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın konuşmacı olarak katıldı.

 

Üretimde Rekabet Gücü İçin Kur ve Enflasyon Dengesi Vurgusu

Üreticinin zor bir dönemden geçtiğini söyleyen TİM Başkan Vekili ve İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz “Dünyadaki değişen dengeler ve Türkiye’de son yıllarda hızla değişen şartlar sanayiciyi zorluyor. Şartlar zorlaştıkça ürünlerimizi nasıl geliştirebileceğimize, nasıl farklılık yaratabileceğimize odaklanıyoruz. Etkinlik alanında da inovatif ve yeni ürünler gördüm. Bu tür ürünler, farklılaşmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Tekstil sektörü çok geniş bir sektör. Gıdadan sonra insanın temel ihtiyaçlarından biri giyinme. Bunun yanında tekstil; otomotiv, savunma sanayii ve sağlık gibi birçok sektörle iç içe. Bu alanlarda çok sayıda tekstil ürünü kullanılıyor. Bu nedenle Ar-Ge ve inovasyon giderek daha fazla önem kazanıyor. Avrupa’da hâlâ yaklaşık 100 milyar euroluk tekstil üretimi bulunuyor. Tekstilin yalnızca üçüncü ülkelerin işi olduğu düşünülmemeli. Avrupa çok farklı ve teknik ürünler üretiyor. Türkiye’de de teknik tekstiller konusunda önemli gelişmeler var. Firmalarımızın bu alanda yatırımları bulunuyor. Türkiye’nin güçlü bir tekstil altyapısı var. Bu altyapıyı korurken Avrupa’nın tekstil pazarından daha fazla pay almaya odaklanmalıyız. Otomobillerde kullanılan hava yastıklarından kurşun geçirmez kumaşlara, savunma sanayii ürünlerinden kompozit kaplı valizlere kadar çok farklı alanlarda tekstil ürünleri kullanılıyor.

Döviz kurlarının enflasyonun altında artması, Türkiye’yi üretimde pahalı bir ülke hâline getirdi. Turizm de benzer bir sorun yaşıyor; maliyetler TL ile oluşurken satışlar döviz üzerinden gerçekleşiyor. Rekabet gücümüzü yeniden artırabilmemiz için kurların enflasyonun altında kalmaması gerekiyor. Yeni Orta Vadeli Program’da rekabetçilik başlığı yer alıyor. Ancak yüksek millî gelir hedefleri ile emek yoğun sektörlerin rekabetçiliği arasında bir denge kurulması gerekiyor. Bu nedenle inovasyona daha fazla odaklanmalı, farklı ürünler geliştirmeli ve markalaşmaya yatırım yapmalıyız. Tekstil ve gıda gibi sektörlerde markalaşmanın karşılığını alıyoruz. Ancak markalaşma ciddi yatırım ve aynı zamanda bir kültür gerektiriyor. Türkiye’nin marka konusunda önünde hâlâ uzun bir yol var.” diye konuştu.

TİM Başkan Vekili Ahmet Öksüz’ün ardından söz alan ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın, moderatör Prof. Dr. Sefer Şener’in Amerika’daki gelişmelere ilişkin sorularını yanıtladı. Aydın’ın değerlendirmeleri katılımcılardan büyük ilgi gördü.

 

ABD’deki Temaslar Somut Yatırımlara ve Ortak Fonlara Dönüşüyor

Birleşmiş Milletler toplantıları nedeniyle iş dünyası heyeti ile birlikte ABD de olduklarını söyleyen ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın

"Birleşmiş Milletler toplantılarında tekstil ve geri dönüşüm konuları yoğun biçimde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler toplantılarını fırsat bilerek iş dünyası buluşmalarımızı da gerçekleştiriyoruz. Sanayi, Ticaret, Hazine ve Maliye ve Sağlık Bakanlarımızın katılımıyla Türk ve Amerikalı iş insanlarını bir araya getiriyoruz. Türkiye’ye yapılacak yatırımlar ve Türk-Amerikan ortaklığıyla Amerika’da gerçekleştirilecek projeler konusunda köprü görevi görmeye çalışıyoruz. Önceki toplantılarımızın somut sonuçlarını gördük. New York’taki toplantılarda tanışan iş insanları ortak fonlar oluşturdu, Türkiye’de enerji yatırımları gerçekleştirdi ve Amerika’da yatırımlar yaptı. İş dünyası sivil toplum kuruluşlarının temel görevlerinden biri de bu tür bağlantılar kurmaktır.

Amerika ile karşılıklı ticaretimiz yaklaşık 36 milyar dolar seviyesinde. Hedef 100 milyar dolar. Bu hedef 2019 yılında ortaya konuldu. Amerika, Türkiye’nin ihracat yaptığı en büyük ikinci pazar hâline geldi.Avrupa pazarı uzun yıllardır birinci önceliğimizdi. Almanya, İngiltere ve İtalya gibi ülkeler Türkiye’nin en büyük ihracat pazarları arasında. Ancak Avrupa’daki küçülme ve daralma nedeniyle yeni pazarlara ihtiyacımız var. Pandemiyle birlikte başlayan süreçte Amerika Birleşik Devletleri gibi dünyanın en büyük tüketim pazarlarından birinin önemi daha da arttı. Birleşmiş Milletler toplantılarında Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında gerçekleştirilen iş dünyası toplantılarına da katıldık. Dünyanın önemli şirketlerinin yöneticileriyle yapılan görüşmelerde Türkiye’nin Amerika Birleşik Devletleri’ndeki öneminin arttığını gördük.

 

Türkiye’ye yapılacak yatırımlar ve büyük teknoloji şirketlerinin projeleri konusunda görüşmeler gerçekleştirildi. Amerika Birleşik Devletleri şu anda ikinci büyük pazarımız. Yakın gelecekte birinci sıraya çıkabilecek bir potansiyele sahip. Türkiye dünya ticaretinden yaklaşık yüzde 1 pay alırken, Amerika’nın ithalatında Türkiye’nin payı yaklaşık yüzde 0,5 seviyesinde. Bu oranı yüzde 1’e çıkarabilirsek ihracatımızda yüzde 30-35 civarında bir artış sağlayabiliriz. Amerika Birleşik Devletleri’nde karşılıklı ticaret hacminin artırılması konusunda ciddi bir istek olduğunu gördük. Dört gün boyunca yoğun toplantılara katıldık. İş dünyasının katılımının artması, ekonomik ilişkilerin yanı sıra siyasi ve sosyal iş birliklerine de katkı sağlıyor. ASKON olarak ülkeler arasındaki ilişkilerin gelişmesinde ekonominin birinci sırada rol oynadığını düşünüyoruz. Avrupa Birliği ülkeleri arasındaki ticaretin toplam ticaret içindeki payının yaklaşık yüzde 65 seviyesinde olması, ekonomik ilişkilerin birlik ve beraberliğe katkısını gösteriyor.

Türki cumhuriyetlerde ise bu oran yalnızca yüzde 5. Türkiye, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Kazakistan gibi ülkeler arasında çok daha yüksek bir ticaret hacmi oluşturulabilir. Bu nedenle ASKON olarak Genişletilmiş Başkanlar Toplantımızı Semerkant’ta gerçekleştirdik. Önümüzdeki toplantıyı Kırgızistan’da planlıyoruz. Türkî cumhuriyetlerle ekonomik ilişkilerimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Konjonktürel olarak rahat bir dönemden geçmiyoruz. Özellikle emek yoğun sektörlerde Türkiye açısından zor bir süreç yaşanıyor. Bu nedenle sorunların nedenlerine doğru şekilde bakmak gerekiyor. İş dünyası olarak yüksek faiz ortamında yeni üretimin zor olduğunu düşünüyoruz. Yüksek faiz, işletmelerin finansman maliyetlerini artırıyor. KOBİ’ler ve işletmeler borçlandıkları zaman finansman maliyetini ürettikleri ürünlere yansıtmak zorunda kalıyor. Bu durum tüketiciye ulaşan ürünlerin fiyatlarına da doğrudan yansıyor.’’

 

 

 

World Media Group (WMG) Haber Servisi




ETİKET :   askon-avrupa

Tümü
G-E326TP51F5