Akciğer kanseriyle mücadele

MSD Türkiye, akciğer kanseriyle mücadelede bilimin ve farkındalığın gücünü vurguluyor

23:52:43 | 2026-01-02

 

 

 


MSD Türkiye, ÇEKÜL ile hayata geçirdiği fidan bağışı projesiyle çevresel faktörlerin akciğer sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor.

Dünya Kanser Araştırma Fonu'na (WCRF) göre akciğer kanseri dünya çapında en sık görülen kanser türüdür. Erkeklerde akciğer kanseri en sık görülen kanser türü olarak öne çıkarken, kadınlarda ise ikinci sırada yer alıyor.[1]

ABD Ulusal Kanser Enstitüsü'nün SEER verilerine göre, 2025 yılı sonu itibariyle akciğer ve bronş kanserlerinde 226 bin 650 yeni vaka eklenmesi bekleniyor. Bu sayı, tüm yeni kanser vakalarının yaklaşık yüzde 11,1'ini oluşturuyor.[2]

 

Hava kirliliği akciğer kanseri riskini artırıyor
WHO verilerine göre, tüm akciğer kanseri vakalarının yüzde 85'iı sigarayla doğrudan ilişkili. Ancak akciğer kanserinin birincil nedeni tütün kullanımı olsa da hava kirliliği de akciğer kanseri açısından önemli bir risk faktörü. Radon gazına maruz kalmak, hava kirliliği, asbest ve diğer kimyasallar, geçirilmiş akciğer hastalıkları ve aile öyküsü gibi çevresel ve genetik faktörler de diğer riskler arasında yer alıyor.[3]

Toplum düzeyinde dumansız ortamlar, hava kalitesinin korunması, iş sağlığı güvenliği önlemleri ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması, akciğer sağlığını korumada büyük rol oynuyor. Bu nedenle bireylerin olduğu kadar kurumların da çevresel farkındalık ve sürdürülebilirlik alanında sorumluluk üstlenmesi önem taşıyor.

MSD ve ÇEKÜL Vakfı sağlıklı bir gelecek için el ele
130 yılı aşkın süredir bilimin gücünü insan yaşamını iyileştirmek için kullanan MSD, akciğer kanseri de dahil olmak üzere onkoloji alanında yürüttüğü bilimsel araştırmalar, klinik çalışmalar ve iş birlikleriyle hastaların yaşam kalitesini yükseltmeyi hedefliyor. Bilimsel inovasyonlar, erişilebilir tedavi çözümleri ve farkındalık projeleriyle akciğer kanseriyle mücadelede toplumsal bilinci artırmak kurumun öncelikleri arasında yer alıyor.

Bu çerçevede sivil toplum aracılığıyla toplumda güçlendirilmesi gereken sağlık, eğitim ve çevre konularında aktif rol alıp etki yaratmak adına oluşturulan “MSD Gönüllüyüz” ve MSD Türkiye Onkoloji Ekibi, ÇEKÜL iş birliğiyle akciğer kanserine dikkat çekmek ve orman yangınları sonrası yaraları sarmak için 2 bin fidan bağışıyla kampanya başlattı. Bireysel bağışlarla da büyüyen korunun gelecek nesillerin sağlıklı bir çevrede nefes almasına katkı sağlaması amaçlıyor.

“Akciğer kanseriyle mücadelede toplumsal farkındalık büyük önem taşıyor”
MSD Türkiye Onkoloji İş Birimi Direktörü Aslı Ekren, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Akciğer kanseriyle mücadelede yalnızca tedavi değil, toplumsal farkındalık da büyük önem taşıyor. Risk faktörlerinin azaltılması, çevresel etkenlere karşı duyarlılığın artması ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaşması, hastalığın önlenmesinde kilit rol oynuyor. Bilimin ışığında elde edilen her yeni gelişme, hastalara umut olurken toplumun bilinçlenmesi de geleceğe dair en güçlü koruma alanını oluşturuyor.”

Akciğer kanserinde erken tanı tedavinin başarısını etkiliyor
Kanserle mücadelede tarama, teşhis ve tedavi süreçleri ile bu hizmetlerin finansmanı bütüncül bir yaklaşım gerektiriyor.[4] Akciğer kanseri belirtileri, genellikle hastalık ileri bir evreye gelene kadar ortaya çıkmıyor. Akciğer kanseri bazı belirtiler gösterse bile, enfeksiyon ya da sigaradan kaynaklanan etkiler olarak düşünüldüğü için atlanıyor ve tanı gecikiyor[5], çoğu zaman tedavi seçeneklerinin sınırlı olduğu, ileri evrelerde teşhis ediliyor. Bu yüzden yüksek riskli bireylerin taranması çok önem arz ediyor, bu sayede erken teşhis imkanı doğuyor ve hayatta kalma oranları önemli ölçüde artırıyor.3



2025 yılı “Akciğer Kanseri Durumu” raporu verilerine göre, Amerika'da vakaların sadece %28,1'i erken tanı alıyor ve beş yıllık sağkalım oranı %65 olarak gerçekleşirken, ne yazık ki vakaların %43'ü sağkalım oranının sadece %10 olduğu geç aşamada teşhis ediliyor. [6]

Bilimsel gelişmeler, akciğer kanseriyle mücadelede umut vadeden yeni yollar sunuyor. İmmünoterapi, özellikle bağışıklık sistemini aktive eden kanser tedavileri (İmmün kontrol noktası inhibitörleri) metastatik akciğer kanserinin tedavisinde önemli bir yer edindi. Bu tedaviler, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanıma ve onlara karşı mücadele etme kapasitesini destekliyor. Dünya genelinde yürütülen klinik çalışmalar, bu alanda yeni tedavi olanaklarını araştırıyor. 3

 

 

 

World Media Group (WMG) Haber Servisi




ETİKET :   msd-akciger-kanser

Tümü
G-E326TP51F5